Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13385 E. 2011/6989 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13385
KARAR NO : 2011/6989
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ….arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edildiğini, davalılara noter kanalıyla ihtarname keşide edilmesine karşın borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için borçlular hakkında başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi sözleşmesinin her bir sayfasının müvekkilleri tarafından imzalanmadığından müvekkillerinin borçtan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kefillerin sözleşmenin tamamını okuyarak imza ettiklerinden sözleşmenin tüm hükümlerinin haklarında geçerli olduğu, kefalet limiti ve temerrütlerinin hukuki sonuçlarından mesul olan davalıların takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile kefalet limiti olan 75.000.-TL.üzerinden takibin devamına, alacağa uygulanacak faizin 3095 Sayılı Kanunun 1.maddesi uyarınca % 27 olarak belirlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 53. maddesi; “Müşteri, bu sözleşmeye göre açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne surette olursa olsun borçlarının muaccel kılınması yada aleyhinde yasal işlemlere başlanması halinde, bankanın bu sözleşmede yazılı temerrüt faizi oranı ile bağlı olmadığını; alacakların muaccel kılınmasını teminen keşide edilen ihtarnamede belirtilen temerrüt faizi oranının değişmesi halinde dahi; müşteriye açılmış kredi veya kredilere, takip veya dava tarihinde geçerli olan temerrüt faizi oranının uygulanmasını ve bankanın değiştirilmiş olan bu yeni temerrüt faizi oranını talep etme hakkı ve yetkisinin bulunduğunu kabul ve taahhüt eder.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, uygulanacak faiz oranı yönünden anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.