YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7023
KARAR NO : 2010/4259
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili Gülöz Erkmenoğlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin ciranta olarak yer aldığı çeklerle ilgili olarak çek yaprağı sorumluluk bedelinin ödenmesi için aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle davalı bankanın sorumlu oldukları miktarlara göre çek hamillerine ödeme yapmak zorunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde 4814 Sayılı Kanun ile 26.2.2003 tarihinde yapılan değişiklik ile çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar saklı kalmak üzere çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 12.4.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10.maddesine göre, muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için öngörülen miktarı ödemekle yükümlü bulunmaktadır.
Davacı ,davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemediğinden aleyhine takip yaptığını , takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığını belirtmiştir.
Davalı banka kendisine tazminat için usulüne uygun bir başvuru yapılıp çek aslının verilmediğini savunmuştur.
TMK.nun 6. maddesine göre ve halin olağan akışı da gözetilerek, davacının çek tazminatı için bankaya usulüne uygun bir müracaatının bulunmadığının ve ayrıca ibraz sırasında bu tazminatı istemediğinin ispat yükü davalı bankada bulunmaktadır. Kaldı ki davalı banka takip üzerine dahi, çekin tasdikli suretinin verilmesi karşılığında çek aslını istemeyerek yükümlü olduğu parayı ödemek imkanına sahipken, bu yola başvurmayıp itiraz yolunu seçmesi de doğruluk kuralları ile bağdaşmaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, saygın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.