Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2776 E. 2010/1766 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2776
KARAR NO : 2010/1766
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 22/05/2008
Nosu : 2007/182-2008/157

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin haksız feshine rağmen davalının peşin ödediği kira bedelinin iadesi için icra takibine giriştiğini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığı gibi davalının mecuru tahliye ederken verdiği hasar bedeli, ödenmeyen su faturaları ve demirbaş eşya bedellerinden müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata ve 18.500.00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalıya 7.250.00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata, alacak davasının kısmen kabulü ile 9.819.00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.’nun 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir. Somut olayın özelliğine göre davalının icra takibine girişmekte bir kısım alacağı yönünden haksız olmakla birlikte, kötüniyetli sayılamayacağı gözetilmeden tazminatla sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafının karardan çıkarılmasına ve hükmün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.