Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2014/6721 E. 2014/9672 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6721
KARAR NO : 2014/9672
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve katılan … Yönetimi temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Sumaklı Köyü 101 ada 4 parsel sayılı 16101,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir.
Davacı Hazine, dava konusu parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Orman Yönetimi ise, 03.03.2010 tarihli harçlı dilekçesiyle, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, davacı Hazinenin açtığı davanın reddine, katılan … Yönetiminin açtığı davanın ise kabulüne ve dava konusu, Sumaklı Köyü 101 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tesbit tutanağının (kadastro tesbitinin) iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/01/2013 gün ve 2012/13252 – 2013/420 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dosyadaki orman bilirkişi tarafından taşınmazın 1956 tarihli memleket haritasında kısmen makilik niteliğindeki orman alanında, kısmen de açık alanda olduğu ifade edilmiş ise de, bilirkişinin raporuna ekli aplikeli krokide de taşınmazın tamamen açık alanda (orman sayılmayan alanda) olduğu görülmektedir. Ayrıca, taşınmaz eylemli olarak da orman niteliğinde değildir. Çekişmeli taşınmazın, eski tarihli resmî belgelere ve eylemli durumuna ilişkin olarak saptanan bu maddi deliller karşısında, orman niteliğinde olduğu yönündeki kabul, doğru ve yerinde değildir. Bu itibarla, davacı … Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerekir. Ancak, davacı Hazine tarafından taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açıldığına göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması, taşınmazın davalı kişi adına tescili için yeterli bir sebep olamayacağından, davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerindeki koşulların oluşmuş olup olmadığının araştırılması gerekir. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, davacı kişi yararına zilyetlik yolu ile dava konusu taşınmazı kazanma (Medenî Kanunun 713. maddesi, 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki) koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1985’li-1990’lı yıllara ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş harita getirtilmeli, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman ziraatçı ile harita bilirkişisi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde yapılacak keşifte, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki giderilmeli; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları, taşınmazın değişik bölümlerinden yeterli derinlikten toprak örnekleri alınıp incelenerek, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiği, 1985’li – 1990’lı yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, yine fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, bu bilgiler gözönünde tutularak mahkemece, yukarıda belirtildiği şekilde uzman bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılarak, taşınmazın üstün vasfı belirlenmeli, şayet taşınmazın kısmen imar ve ihya edildiği belirlendiği takdirde, ihya edilerek kültür arazisi niteliği kazandırılan bölümler ile işlenmeyen, imar ve ihya edilmeyen bölümleri ölçülerek belirlenmeli ve teknik bilirkişi tarafından krokisine işlenmeli, bu kısımların ayrıca mahkeme nezaretinde çektirilecek fotoğraflarda da işaretlettirilmeli, kazanılmaya elverişli yerler bulunup bulunmadığı ve kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edildikten sonra 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı gerçek kişi ve murisleri yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmeli” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, müdahil davacı … Yönetiminin davasının reddine, dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, Sumaklı Köyü 101 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptali ile; 13/03/2014 havale tarihli fen bilirkişi raporu ekinde bulunan krokiye göre, (A) harfi ile gösterilen 15025,58 m2 yüzölçümlü yerin aynı ada parsel numarası ile tesbit gibi tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 1076,46 m2 yüzölçümlü yerin aynı adaya verilen son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve katılan … Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına, (A) harfli bölümünün ise davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu belirlenerek davalı adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.