YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17535
KARAR NO : 2013/16443
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dosya içerisinde bulunan … Belediye Başkanlığı’nın 07.06.2011 tarih ve 1279 sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında gelişme konut alanında ve diğer tarım alanında kaldığı, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirtilen … Belediye Başkanlığının 26.07.2013 tarih ve 84 sayılı yazısında ise dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli … Uygulama İmar Planı sınırları içerisinde yer aldığı, bu imar planının henüz onaylanmadığı, belirtilen belediye hizmetlerinin verilebilmesinin söz konusu uygulama imar planının onayından sonra mümkün olacağı belirtilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmazın, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskûn alanda kalmadığı ve imar planının da henüz onaylanmadığı anlaşıldığından “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapacak bilirkişi kurulu oluşturularak bu verilere uygun değerlendirme yapan rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.