YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2156
KARAR NO : 2010/10737
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kredi kartı borcunun davacıda mevcut olan eşi …’in hesabından kapatıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı …’in davacıdan aldığı kredi kartını kullandığı, ödemelerin aksatıldığı, davalı …’in eşi …’in ödemelerinin borçtan mahsup edildiği, ancak borcun tümünün ödenmediği, davalı …’in ise kefil olup kefalet limitiyle sorumlu olduğu gerekçeleriyle davalıların itirazlarının kısmen iptaline, takibin 5.830,82 TL üzerinden devamına(davalı … için 150 TL ile sorumlu olarak), asıl alacak 972,46 TL’ye takipten itibaren (davalı … yönünden 150 TL ile sorumlu olarak) %113,40 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına ve davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 12.02.2008 tarihli duruşmada, dosyaya sunulan 25.01.2008 tarihli bilirkişi raporuna karşı bir diyeceğimiz yoktur şeklinde beyanda bulunmuş, yine aynı rapora karşı sunduğu 19.02.2008 havale tarihli yazılı beyanda “..bilirkişi raporu doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederim” demiştir. Davacı vekilinin kendisini bağlayan bu beyanlarına rağmen davalı aleyhine daha fazla tutarda borç çıkaran ikinci bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.