YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4550
KARAR NO : 2010/13703
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 24.02.2009
Nosu : 48-85
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekili ile … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı … cevabında, dava konusu edilen borçtan dolayı kefil olmadığını, dava dışı …’nın 2005 yılında davacı bankadan kullandığı 60 Milyar liralık krediye kefil olduğunu, söz konusu kredinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevabında, asıl borçlunun 2005 yılında kullandığı kredinin kefili olduğunu, dava konusu borçla ilgili kefilliği bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, şirket adına krediyi imzaladığını, borçlu şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, krediden şahsen sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalılardan … ve …’ın takip tarihi itibariyle toplam 189.423.43.-TL.den, davalı … Mühendislik ve …’in ise 189.027.45.-TL.den sorumlu bulundukları, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı … vekili, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece davalıların raporuna yönelik itirazları da gözetilerek, kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı göz önünde tutularak konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.