YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10496
KARAR NO : 2010/14147
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak yerin onarılması ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu anataşınmazın en üst katında yaşayan müvekkilinin bağımsız bölümüne su sızdığını, bu durumun giderilmesi için çatının onarılmasını davalılardan istediğini, davalıların çatı onarımı işine yanaşmadıklarını ileri sürerek 08.04.2009 tarihinde yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirikişi raporunda saptanan hasarın giderilmesi için gerekli olan masrafla birlikte diğer giderler toplamı 5.241,61 TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/47 D.İş sayılı dosyası ile saptanan ortak yerlerdeki hasarın giderilmesine ve bunun gerektirdiği giderlerin tüm kat maliklerinden arsa payları oranında tahsiline, 5 nolu davacı dairesinde oluşan 400 TL. zararında aynı şekilde tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-HUMK’nun 388 ve 389. maddelerine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Somut olaya gelince mahkemece atıfta bulunulan 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/47 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda dava konusu anataşınmazın çatısında yapılacak onarımın hangi malzemeden, ne şekilde ve hangi fiyatla gerçekleştirileceği kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklanmamıştır. Ayrıca hüküm fıkrasında bu işlerin yapılması için avans alınmasına hükmedildiği halde miktarı da saptanmamış, söz konusu onarımın kim tarafından gerçekleştirileceği belirlenmemiştir. Tüm bunlardan başka bilirkişi raporunda dava konusu edilmeyen bir kısım tamiratlara da değinildiği halde bunların talep dışı olduğu belirtilmemiş, ayrı tutulmamış ve bu konularda da hüküm kurulmuştur. Bilirkişinin güneş enerjisi sisteminin sökülüp onarım yapıldıktan sonra yeniden tesisi yönündeki görüşü, bu işin tekniğine uygun şekilde nasıl yapılacağını açıklar mahiyette değildir.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak Mahkemece bilirkişiden tafsilatlı bir şekilde rapor alınarak, yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulup infazı mümkün bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Davada davacının istemi doğrultusunda hüküm kurulmasına ve maddi olaylara ilişkin hukuki tavsifte bulunulmasına rağmen davalı vekiline vekalet ücreti hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.