YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4513
KARAR NO : 2011/12809
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 37.476 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya sigortalı aracın kazaya maruz kaldıktan sonra müvekkiline ait çekici ile çekilmek istendiğini, davacı aracının önceki kazadan ve sonrasında çekici halatının kopması sonucu oluşan kazadan nasıl, ne şekilde zarar gördüğü hususunda tesbit bulunmadığını, önceki kaza nedeniyle meydana gelen zararın da müvekkilinden alınmaya çalışıldığını hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 36.876,87 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
BK.nun 42. maddesinde, ” zararı ispat etmek müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim halin mutad cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı şirkete kaskolu araç arızalandığından bulunduğu yerden alınması için davalıya ait vinç çağrılmış belirtilen nakliyat garajına götürülmüştür. Burada davacı aracı vinç ile kaldırırken vincin halatlarının kapması sonucu davacı aracı yere düşerek hasarlanmıştır. Davacı aracı halatın kopması sonucu düşerek hasarlanmasından önce arızalı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı, kendi fiili sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya sigortalı çekicinin arıza yaparak yolda kaldığı belirtilmesine rağmen çekici üzerinde tesbit edilen hasarların tamamının bu kaza sonucu meydana geldiği bildirilerek 36.876,87 TL tutarında hasar tesbit edilmiş olup bu haliyle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece İTÜ makine mühendisliği bölümünden hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan, davacıya ait aracın arızası nedeniyle yolda kaldığı, aracın çekilmesi için davalı tarafa ait vincin çağrıldığı gözönünde bulundurularak dosyada mevcut ekspertiz raporu, faturalar, önceki bilirkişi raporu, davalının olayın akabinde karakolda verdiği ifadesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek parça ve işçilik bedellerine göre arıza nedeniyle oluşan hasar miktarı tesbit edilebiliyorsa bunun ayrıca belirlenmesi, yine davalı tarafın eylemi sonucu araçta meydana gelen hasarın tesbiti konusunda açıklamalı, denetime elverişli, itirazları karşılayacak şekilde rapor aldırılması, arıza nedeniyle oluşan hasarın tesbit edilememesi halinde mahkemece BK.nun 42. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme neticesinde toplam hasar miktarından makul bir indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.