Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/14485 E. 2010/7639 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14485
KARAR NO : 2010/7639
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve birleşen dava dilekçelerinde yurtdışı eğitim gideri olarak ödenen 30.690.767.155 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davada, davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki dava ile birleşen davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde, davalı …’in … Üniversitesi Eğitim Fakültesi Orta Öğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi öğretim elemanıyken Yükseköğretim Kurulu … Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri … Üniversitesine doktora eğitimi yapmak üzere gönderildiğini, sözkonusu görevlendirme nedeniyle yüklenme senedi alındığını, ancak görev süresinin bitmiş olmasına rağmen fakültedeki görevine başlamadığı için görevinden çekilmiş sayıldığını ileri sürerek, eğitimi dolayısıyla adına yapılan ve yüklenme senedi hükümleri gereğince hesaplanan 20.460.508.103 TL masraf aslı ile 10.230.259.052 TL cezai şartı olmak üzere toplam 30.690.767.155 TL’nin taahhüdün ihlal tarihi olan 15.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş; birleşen dava dilekçesinde ise davalı kefiller … ile …’den aynı miktarın tahsili istenilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu alınan 20.11.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle, asıl dava ve birleşen davanın ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı asıl …’in … Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğretim görevlisi iken Yükseköğretim Kurulu … Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri … Üniversitesine doktora eğitimi yapmak üzere gönderilmesi ve kendisine tanınan süre içerisinde fakültedeki görevine başlamaması nedeniyle sorumlu olduğu hususlarında bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı asıl borçlunun eğitim ve öğretim masraflarından sorumlu olması sonucu, davalı kefil … tarafından … Üniversitesine yapılan ödemelerin, davacı … Kurumunun talep ettiği alacağın karşılığı olup olmadığına ilişkindir.
Somut olayda; davalı asıl borçlu … tarafından yurtdışında göreceği eğitimi nedeniyle … Üniversitesine 12.08.1996 tarihinde düzenlenen ve … ile …’in kefil olduğu bir yüklenme ve kefalet senedi verilmiş, ayrıca Yükseköğretim Kuruluna da 15.08.1996 tarihinde kefilleri …, … ve … olan ikinci bir yüklenme ve kefalet senedi verilmiştir. Bu senetlere dayalı olarak da … Üniversitesi davalı asıl borçluya yurtiçi maaşlarını ödemiş, Yükseköğretim Kurulu ise yurtdışı masraflarını karşılamıştır. Davalı asıl borçlunun taahhüdünü ihlal etmesi üzerine … Üniversitesi 07.06.2004 tarihli yazı ile kefil …’tan yapılan harcamalar karşılığı olan 19.235.950.000 TL’yi ödemesini talep etmiş, borçlu kefil … da talep edilen bu miktarın 9.000.000.000 TL’sini 29.09.2004 tarihinde ödemiştir. Yükseköğretim Kurumu tarafından dava tarihinden önce istenmiş bir alacak ise bulunmamaktadır.
Her ne kadar davalı asıl borçlu tarafından aynı eğitim nedeniyle iki ayrı kuruma iki ayrı taahhütname verilmiş ise de, dava dışı … Üniversitesi tarafından ödenen paralar yurtiçi maaşlarına, Yükseköğretim Kurumu tarafından ödenen paralar ise yurtdışı masraflarına ilişkindir. Olayda ayrı bütçeleri olan, farklı tüzel kişiliğe sahip iki kurum ve bu kurumların ödediği iki ayrı ödeme mevcuttur. Davalılar tarafından davacı kuruma yapılmış bir ödeme bulunmadığına ve davalı … hakkındaki davadan da feragat edildiğine göre, mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 5535 Sayılı Yasa gereğince de davalıların borçları hesaplattırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.