Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6862 E. 2010/11692 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6862
KARAR NO : 2010/11692
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, dava konusu 94 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle taksim, olmadığı takdirde satış yoluyla giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1419 ada 94 parsel sayılı taşınmazın aynen, olmadığında satılarak ortaklığının giderilmesini istemiş; davalılar vekili dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti kurulmak suretiyle taksiminin mümkün olduğunu belirtmiş, Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmazla ilgili olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında paydaşların biri paylaşımın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle yapılmasını istemişse, Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin son fıkrası hükümlerine göre hakim, o taşınmazın mülkiyetinin aynı kanunun 12.maddesinde yazılı belgelere dayanarak ve koşulları bulunduğu takdirde kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilerek bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir. Bu bağlamda Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış olması ve bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bulunması (K.M.K. m.1), yapının tümünün kargir olması (m.50/2) ve tapuda malik olan her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, yine 12.maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma izin belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir.
Dosyadaki belgelere ve bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki …’un ölümüyle veraset ilamına göre çocukları … ve …un bunlardan …un da vefatıyla onun mirasçıları …, …, …, …’in kaldığı, üzerinde 3 adet bağımsız bölümden oluşan yapı bulunan taşınmazın farklı paylara sahip 5 hissedarının olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarında iştirak halinde maliklik durumu söz konusu olduğunda bu mirasçılara murislerinin payı itibariyle tek bir bağımsız bölümün kendi aralarında hisseli olarak tahsisi kabul edilmektedir. Mahkemece, tüm bu hususlar dikkate alınarak kat mülkiyetine geçiş için yukarıda belirtilen diğer koşulların da varlığının araştırılması gerekir.
Bu bakımdan öncelikle onaylı projenin veya bu projede sonradan değişiklik yapılmışsa buna dair tadilat projesinin olup olmadığının araştırılması, yoksa yapının fenne ve imar mevzuatına aykırı olmadığının ve onay verilebileceğinin saptanması durumunda fiili durumu yansıtan projenin hazırlattırılıp, ilgili imar müdürlüğünden onayının ve oturma izin belgesinin alınması, Kat Mülkiyeti Yasasının 12.maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlanması için, kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün konumu, yüzölçümü, kullanım amacı gözönünde bulundurulmak suretiyle değerinin tespiti ve bu değere göre özgülenecek arsa payı da saptanarak varsa fiili taksime göre, olmadığı takdirde ve belirlenecek duruma göre Mehmet Kanbur mirasçıları bir kişi kabul edilerek çekilecek kura ile her bir paydaşa bir bağımsız bölüm özgülenmeli, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri, paydaşların tanınan süreye rağmen imzalamaktan kaçınmaları halinde bunların da imzalanmış sayılmasına karar verilmesi, böylece araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyetine geçilmek suretiyle ortaklığın giderilmesi gerekmektedir. Bu koşulların oluşmaması halinde satış yoluna gidilecektir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan konularda hiçbir araştırma ve yeterli inceleme yapılmadan dava konusu taşınmazın aynen paylaştırılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.