Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/8959 E. 2010/11709 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8959
KARAR NO : 2010/11709
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazı arazi olarak değerlendiren bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1-Dosya içerisinde bulunan …Belediye Başkanlığının 15.09.2009 havale gün ve 29582 sayılı yazısında dava konusu … Mahallesi … ada 216 parsel sayılı taşınmazın kısmen 1/1000 ölçekli Geçit-Emek-… İmar Planı kapsamında, kısmen de 1/5000 ölçekli … İmar Planında Çöp tasfiye alanında yer almakta olduğu belirtilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazda yapılacak inceleme sonucunda kamulaştırılan yerin 1/1000’lik planda kalan kısmının belirlenerek arsa olarak; 1/5000 ölçekli … İmar Planı kapsamında kalan kısmının ise tarım arazisi niteliğinde kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması gerekirken, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına da aykırı olarak arazi değerlendirmesini esas alan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi,
2-Kabule göre de; Aynı kamulaştırma nedeniyle aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda (Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/622 E.-2009/460 K., Dairenin 2009/14568E.-2009/7511 K., sayılı) kamulaştırılan taşınmazın yerleşim yerlerine yakınlığı, 1/1000’lik imar planında kalan TOKİ konutlarına mesafesi, işlek yollarla ve ana arterlerle bağlantısı, şehrin yakınında oluşu, ithalat-ihracat merkezlerine, soğuk hava depolarına, belediye haline yakınlığı bir bütün halinde gözetilerek taşınmaza %100 oranında objektif değer artışı uygulanmış olup bu husus Dairemizce de adalet ve hakkaniyete uygun bulunduğu halde aynı özelliklere sahip olan dava konusu taşınmazda objektif artış oranının mahkemece %55 oranında uygulanarak hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.