YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4361
KARAR NO : 2010/8388
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı idare davaya konu taşınmazın 13.02.2006 tarihinde 256 m².sini direk yeri, 6677,81 m².sini irtifak hakkı tesisi için ve yine 20.03.2007 tarihinde de 64,76 m².sini direk yeri, 1239,22 m².sini de üzerinden yüksek gerilim hattı geçirilmek üzere irtifak hakkı tesisi için kamulaştırmış, bunların kamulaştırma bedelinin tespiti ile pilon yerleri ve irtifak haklarının idare adına tescili için birlikte bu davayı açmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi kurulu raporunda birinci irtifak hakkı geçtikten sonra ikinci enerji nakil hattının irtifak ve pilon yeri için taşınmazın değer kaybına uğradığı gerekçesiyle hesaplama yapılmıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve tapu kaydı içeriğinden, önceki irtifakın henüz tapuya tescilinin yapılmadığı ve idarece daha önceden açılıp kesinleşmiş bir tespit ve tescil kararı da bulunmadığı anlaşılmakla ikinci enerji nakil hattının irtifak ve pilon yeri hesabında önceki irtifak nedeniyle değer kaybı hesaplayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
2-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.
Somut olayda ise, bilirkişi raporunda, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan genel idari vs. giderler düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
3-Davanın mahiyeti gereği davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve ayrıca maktu tarife üzerinden karar ve ilam harcı yerine nisbi tarife üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi,
4-Dosyadaki tapu kaydına göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan haciz şerhlerinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.