YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9992
KARAR NO : 2010/373
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde …’ün nüfus kaydında Stuttgart olan doğum yerinin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili …’ün Almanya’nın Nurtingen kentinde dünyaya gelmesine rağmen her nasılsa doğum yerinin aynı ülkenin Stutgart Şehri olarak nüfus kütüğüne yazıldığını ileri sürerek doğum yerinin düzeltilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda Türk Medeni Kanununda doğum yerinin değiştirilmesi hususunda herhangi bir hüküm mevcut olmadığı ve davacının doğduğu kent olarak belirttiği …’in Almanya’da bulunması nedeni ile istemin Alman mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinde nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının görevli asliye hukuk mahkemesine açılacağı öngörülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında Cumhuriyet Savcısı ve nüfus temsilcisinin huzuru ile bu davaya bakmış olması, davanın Nüfus Kanununa göre açıldığının kabulü anlamına gelmektedir. Bu tür davaların Türk Medeni Kanununa göre açılması da mümkün değildir. Mahkemenin Türk Medeni Kanununa göre açılacak kayıt düzeltme ve değiştirme davaları ile 5490 sayılı Yasanın yukarıda değinilen hükmü uyarınca açılacak davaları birbirine karıştırdığı anlaşılmaktadır. Türk vatandaşları ile ilgili Türkiye’deki nüfus kayıtlarında yapılacak düzeltme ve değişiklikler Türk mahkemelerinin yetki ve görev alanına girdiği gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek ayrıca lüzum görülen deliller de toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.