Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/2052 E. 2011/5182 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2052
KARAR NO : 2011/5182
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, taşınmaz malların ortaklığının giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının muris babalarından kalan 18640 ve 18641 parsel sayılı taşınmazlarda mümkünse kat mülkiyeti kurularak, değil ise satılarak, 21914 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 nolu bağımsız bölümün de satılarak ortaklığın giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu 21914 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu bağımsız bölümün satışına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 10. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin yargılamanın (temyiz aşaması dahil) herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını istemesi durumunda, hakim, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12.maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir.
Dosyada bulunan belge ve bilgilere, özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu taşınmazların davacı ve davalı olmak üzere 2 paydaşı bulunduğu, 18640 parsel ve 18641 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki binaların bitişik nizamda yapıldığı, her birinin üzerinde zemin kat, 3 normal kat, çatı katından oluşmuş betonarme binanın zemin kat, 1. ve 2. katlarında birer daire, binaların 3. normal katlarındaki daire ile çatı katlarındaki dairenin ise birleştirilmiş olduğu, dolayısıyla her iki parseli kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece ilgili Belediye Başkanlığına yazı yazılarak zeminin tevhit edilip edilemeyeceği, mevcut duruma göre projelendirilmesinin mümkün olup olmadığı, buraya iskan ruhsatı verilip verilemeyeceği, imar mevzuatı açısından proje tadilatı ile anayapıda kat mülkiyeti kurulmasının mevzuata aykırılık teşkil edip etmeyeceği sorulup, bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra yukarıda değinilen hususlar da dikkate alınarak istem konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.