YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10324
KARAR NO : 2010/10141
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi.
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bakırköy 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/14228 Esas sayılı dosyasında yapılan günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait faturalı mallar olduğunu, borçlu ile akrabalık dışında bağlarının bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin çevredekiler tarafından borçlunun adresi olarak gösterilen borçlunun huzurunda yapıldığını, ayrıca borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, borçlunun davacı şirketin eski ortağı ve şirket sahibinin de ağabeyi olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu mahcuzların davacıya ait olduğu yönünde tam bir kanaat edinildiği, borçlu …in davacı şirketle herhangi bir organik bağının ve hukuki ilişkisinin bulunmadığı,davacı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal şartların gerçekleşmediği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Borçlu …, davacı üçüncü kişi şirketin kurucu ortağı iken, takip tarihinden kısa bir süre önce ortaklıktan ayrılmıştır.Aynı zamanda şirketin diğer kurucu ortağı Gürsel Eser’in kardeşidir.
Öte yandan haciz, (İİK’nun 8/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre) çevredekilerin borçlunun adresi olarak gösterdiği yerde yapılmıştır. Resmi kayıtlarda burası üçüncü kişi adına kayıtlı değildir, ayrıca borçlu haciz mahallinde hazır olduğu halde kimliğini gizleyerek ayrılmıştır.
Borçlu ve üçüncü kişinin, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yaptığının kabulü gerekir,
Bu koşullarda davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.