Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/12266 E. 2012/14253 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12266
KARAR NO : 2012/14253
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anataşınmazın bağımsız bölümleridir. Kat mülkiyetli bağımsız bölümlerin değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bulunur. Yapının tamamı için Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yayımlanan değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilir. Bundan sonra zeminle yapı değerleri toplanıp kamulaştırmaya konu edilen bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli tespit edilir. Bilirkişi kurulunca bu esaslara uygun değerlendirme yapılmadan rapor düzenlenmiş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir.
Dosyaya getirtilen belediye başkanlığının emlak vergisine esas asgari değerleri emsal taşınmaz için 600 TL/m²; dava konusu taşınmaz için ise 900 TL/m² olarak bildirilmiş olup; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsalin davaya konu taşınmazla karşılaştırılması yapılırken emsalin dava konusu taşınmaza göre ortalama %10 daha değerli olduğu da açıklandığı ve dava konusu taşınmazın m² değeri 7733,00 TL/m² olarak hesaplanmıştır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde vergi değerleri oranına ve bilirkişi raporundaki saptamaya taban tabana zıt, açık bir isabetsizlik bulunduğu ve dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olabileceği gözetilmeden yeterli olmayan ve kendi içinde dahi çelişkili bulunan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması,
3-Kamulaştırılan yapının değerinin tespitinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık maliyetleri listesi ve 02.12.1982 gün ve 17866 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yıpranma Paylarına İlişkin Oranları Gösteren Cetvel”in esas alınması gerekir. Dosya içerisinde bulunan emlak vergisi beyannamesine göre, yapının 25 yaşında olduğu anlaşıldığına göre, yıpranma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvel dikkate alınarak kamulaştırılan yapının tespit edilen değerinden %25 oranında yıpranma payı düşülmesi gerekirken, bilirkişi kurulu tarafından denetime elverişsiz biçimde gerekçe gösterilmeden %15 oranında indirim yapılması suretiyle fazla değere hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.