Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/10140 E. 2011/12809 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10140
KARAR NO : 2011/12809
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : 1-…

Dava dilekçesinde, onaylı mimari projeye aykırılıkların giderilmesi, ortak yerlere el atmanın önlenmesi vd. istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davalılar vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı şirket vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekilleri Av…. ile Av…. geldiler. Aleyhine temyiz olunan davacılar adına gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dava dilekçesinde, yönetici dışındaki davacılar ile davalıların aynı anataşınmazda oturduklarını ve bağımsız bölüm malikleri olduklarını, davalıların onaylı mimari projeye aykırı şekilde anataşınmazın bahçesinin etrafını 70-80 cm yüksekliğinde duvarla çevirerek bahçeyi işgal ettiklerini, anataşınmazda davalılara ait dükkanın restoran-bar olarak kullanılması sonucu futbol maçı olan akşamlarda ve diğer zamanlarda gürültü çıkartıp sesli müzik yayını yaptıklarını, çevreye rahatsızlık verdiklerini, dükkanın arkasındaki pencereyi projeye aykırı olarak büyüttüklerini ileri sürerek projeye aykırılıkların eski hale getirilmesini, açılan pencerelerin iptalini, yapılan gürültünün yasaklanmasını, dükkanın önündeki ortak alanın eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, bilirkişi raporu doğrultusunda projeye aykırı olarak dükkanın arka cephesinde açılan pencerelerin projeye uygun eski hale getirilmesine, davalılar tarafından yapılan haksız müdahalelerin sona erdirilmesine, dükkanın önünde bulunan ortak alan olan bahçenin eski hale getirilmesine, gürültülerin yasaklanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden incelenen anataşınmaza ait yönetim planı içeriğinden; yönetim planının 43.maddesinde, “dükkanın ön cephesindeki bahçe dükkanın istifadesine kat maliklerince satın alınırken yapılan mukavele ile kabul edilmiştir” hükmü yer almaktadır. Aynı şekilde 42.maddesinde de matbu kısma sonradan bu planın 10.01.1975 tarihinde düzenlendiği kaydı düşülmüştür. Bu yönetim planı mahkeme tarafından tapu müdürlüğünden getirtilmiştir. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 28.maddesine göre yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir bözleşme hükmündedir ve yönetim planı ile bunda yapılan değişiklikler bütün kat malikleri ile onların külli ve cüzzi haleflerini bağlar. Yönetim planında yer alan herhangi bir hükmün iptal edilmedikçe geçersiz veya yok sayılması mümkün değildir. Geçersizlik veya sahtecilik iddiasında bulunan kişi bu iddiasını yargı önünde kanıtlamak zorundadır. Anataşınmazda kat malikleri arasında meydana gelen anlaşmazlıklar yine Yasanın 28.maddesinin ikinci fıkrasına göre yönetim planına göre çözümlenir. Yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde anlaşmazlıkların Kat Mülkiyeti Kanununa ve genel hükümlere göre çözümleneceği öngürülmüştür. Yönetim planı hükümleri, dolayısıyla mahkemeleri de bağlar. Yönetim planının hazırlanması ve imzalarının toplanması bugüne kadar yaşanan tecrübelerin ışığında uzun zaman almaktadır ve imzalar toplandıktan sonra kat mülkiyeti kurulacağı zaman tapu müdürlüğüne teslim sırasında bu belgelere bir düzenleme tarihi atılmaktadır. Davacı tarafın yönetim planının bu hükmünün iptali için herhangi bir dava da açmadığına göre 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 28.maddesinin 2.fıkrası uyarınca söz konusu anlaşmazlığın (bahçenin kullanılması ile ilgili olan) yönetim planının 43.maddesi doğrultusunda çözümlenmesi gerekir. Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi davacı tarafın, bahçenin davalılarca kullanılmasının önlenilmesine ilişkin talebinin; hukuki olmayan ve yönetim planının ilgili hükmünü hiçe sayan, ölüm tarihi ile yönetim planına atılan tarihi irtibatlandıran, yönetim planındaki imzanın, ölmeden önce bizzat ilgilisi tarafından atılabileceği ihtimalini de gözardı eden gerekçelerle, gerektiğinde imzanın bizzat ilgilisine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yapılabileceği düşünülmeden, bu hususlarda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kabulü yolunda hüküm kurulması,
2-634 Sayılı Yasanın 33.maddesi gereğince onaylı mimari projeye aykırılıkların giderilmesi için davalılara makul bir süre verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 825,00 TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.