YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5507
KARAR NO : 2010/8538
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortak yerlere el atmanın önlenmesi ve projeye uygun hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacıların vekilleri dava dilekçesinde, kat irtifaklı anataşınmazda dava tarihinde oturan ve malik bulunan davalıların ana binanın terasına bir kat inşaa edip kullanmaya başladıklarını, çatıya çıkışı kapatarak diğer kat maliklerinin kullanımını engellediklerini, çatı katındaki su deposunu ve havalandırma borularını iptal ettiklerini, bodrum katta bulunan sığınağı yok ederek yeni bir bağımsız bölüm oluşturduklarını ve bu bölümü davalı …’un kullanımına tahsis ettiklerini, sözkonusu müdahalelerin eski hale getirilmesini ihtarname ile istemelerine rağmen davalıların buna yanaşmadıklarını ileri sürerek davalıların anataşınmazda meydana getirdikleri değişikliklerin eski hale getirilmesini, anayapıdaki hasarın giderilmesini istemiş, mahkemece davalılardan … ve …’in kat irtifak hakkı sahibi olmadıkları, diğer davalı …’ın yargılama aşamasında taşınmazını üçüncü kişiye devrettiği ve davalıların taraf sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesine göre kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya mecburdurlar. Öte yandan Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamaları uyarınca her dava açıldığı tarihteki koşullarına göre görülüp sonuçlandırılır. Davalıların ister kat maliki olsun ister kiracı veya o bağımsız bölümlerden, ortak alanlarda meydana getirilen tesislerden devamlı suretle yararlanan kimseler olsun anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı olarak yapmış oldukları onarım, tesis ve değişiklikleri eski hale getirme mecburiyeti bulunduğundan her zaman pasif husumet ehliyetleri vardır. Mahkemece bu durum dikkate alınarak işin esasına girilip tüm deliller toplanıp davalıların müdahalelerinin men’ine, onaylı mimari projede aykırılıklar tek tek belirlenip krokiye bağlanarak eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.