Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9985 E. 2011/12837 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9985
KARAR NO : 2011/12837
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti vekili, davalı … vekili ve davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek asıl davada 60.000,00 TL maddi ve toplam 30.000,00 TL manevi, birleştirilen davada 183.314,28 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın ve birleştirilen davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne toplam 230.314,28 TL maluliyet tazminatı ve 9.291,32 TL tedavi giderinin
davalılardan müteselsilen tahsiline, birleştirilen dava yönünden davalı … … aleyhine açılan davanın atiye bırakılması nedeni ile karar verimesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 16.000,00 TL’nin sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti vekili, davalı … vekili ve davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı …’nin araçta yolcu olması nedeni ile sürücülerin kusur durumlarının tazminat yönünden sonuca etkili olmamasına göre davacılar vekili, davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti vekili, davalı … vekili ve davalı … … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır. B.K’nun 46. maddesi uyarınca, cismani zarara uğrayan kişi tamamen ve kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. Sürekli çalışma gücü kaybının belirlenmesinde temel unsur kişinin sürekli işgücü kaybı oranının belirlenmesidir. İşgücü kaybı tazminatının belirlenmesinde eşitlik sağlanabilmesi için Yargıtay tarafından benimsenen uygulama, işgücü (maluliyet) oranının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu tarafından rapor düzenlenmesidir. Mahkemece, davacının işgücü kaybı oranının belirlenmesi için anılan kuruldan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının elde ettiği gelir belirlenememekle birlikte asgari ücretin iki katı oranında gelir elde ettiği kabul edilmiştir. Davacı vekili, davacının vekil öğretmenlik yaptığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında yer alan bordro ve tanık beyanlarından davacının bir dönem vekil öğretmenlik yaptığı anlaşılmakta ise de kaza sırasında vekil öğretmenlik yaptığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece, davacının
eğitim durumu dikkate alınarak ve kaza tarihinde yaptığı iş ve geliri belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4- Davalılar vekilleri davacının araçta hatır için taşındığını savunmuşlardır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınmadan, araştırılmadan ve tartışılmadan olay sanki bir ücret karşılığı taşıma imiş gibi karar tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
5-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, kabule göre, Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı …’in mahkemece kabul edilen maluliyet oranı ve kusursuz oluşu dikkate alındığın da davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat adalete uygun düşmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı … vekili, davalı … İl Sağlık Müdürlüğü vekili ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti vekili, davalı … vekili ve davalı … … vekilinin, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … … vekili, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin, 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı …
…, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti, davalı …, davalı … … ve davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı … …, davalı … Turizm Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti, davalı …, davalı … İl Sağlık Müdürlüğüne geri verilmesine 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.