YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8818
KARAR NO : 2012/2151
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait şirketin Kuruköprü mahallesi, … mahallesi ve … mahallesindeki şubelerinde 03/09/2007 tarihli ve 123-124-125 sayılı tutanaklarla elektrik sayacının değiştirildiğini, 03/09/2007 tarihinde tutulan 123-124-125 sayılı tutanaklarla “sayaçların T.C.mühürleri sahte, sayaçlar çalışır durumda” tespitinde bulunulduğunu, bunun üzerine davalı elemanlar tarafından 15/09/2007 tarihinde ilgili şubelere gidilerek “03/09/2007 tarih ve 123-124-125 sayılı tutanaklara istinaden tutuldu” şeklinde not düşülerek 83455-83456-83457 numaralı kaçak ve usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, yapılan itirazın davalı kurumca reddedildiğini, 30/05/2007 tarihinde mekanik sayaçların sökülerek davalının verdiği elektronik saatin takıldığını, kaldı ki sayaçların normal çalıştığının tespit edildiğini belirterek üç ayrı kaçak tutanağı uyarınca talep edilen 63.588,06 YTL’den müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tutulan tutanakların tek taraflı düzenlenmediğini, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri ile birlikte yapıldığını, mühürlerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine …’nin 13/a maddesi uyarınca işlem yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulüne, davacı taraf hakkında davalı tarafça düzenlenen 3.9.2007 tarih 123, 124 ve 125 numaralı tespit tutanaklarına istinaden tahakkuk ettirilen 22.383,53 TL 25.087,66 TL ve 16.116,87 TL olmak üzere toplam 63. 588,06 TL borçtan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
“Anayasanın 141/3 maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır,” buyurucu hükmünü içermektedir. HUMK 388 ve HMK 297 maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel Mahkeme kararında davanın kabulüne ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu nedenle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.