YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1801
KARAR NO : 2012/6518
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Kuyumculuk İnş.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın kusurlu şekilde kavşağa girmesi sonucu müvekkiline ait aracın kontrolden çıkarak hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkilinin aracındaki hasarı yaşadığı Almanya ülkesinde tamir ettirdiğini ve 15.082 DM ödeme yaptığını, bu bedelin davalılardan tahsili için müvekkili tarafından başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05/09/2006 tarihli dilekçesi ile, davalı aracının trafik sigortacısı Kapital Sigorta A.Ş. tarafından 750 TL (ödeme günündeki karşılığı 1.506,04 DM) müvekkiline ödeme yapıldığını, bu nedenle 1.506,04 DM alacaklarını atiye bıraktıklarını bildirmiştir.
Davalı … Kuyumculuk İnş.Ltd.Şti. vekili, kazanın meydana gelmesine davacıya ait araç sürücüsünün dalgınlığının neden olduğunu, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine itirazının 6.570,87 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … Kuyumculuk İnş.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının ismi “… Giyim” olduğu halde karar başlığında “…” yazılması yerinde her zaman düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1086 sayılı HUMK.’nun 381.- 389. maddelerinde (6100 sayılı HMK.’nun 294. – 297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK.’nun 297/2. maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut olayda, davaya konu icra takibinde 15.082 DM asıl alacak ve 3.859 TL işlemiş faiz talep edildiği halde mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek alacağın 6.570 TL’lik kısmına yapılan itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Takibin DM para birimi üzerinden yapıldığı dikkate alınarak takibin kaç DM asıl alacak ve kaç DM işlemiş faiz üzerinden devam edeceğinin hükümde belirtilmemiş olması hatalı olmuştur. Bununla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda bildirilen 6.570,86 TL’lik zararın içerisinde işlemiş faiz de bulunduğu gözden kaçırılarak faize faiz işletilmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesine aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davalılar, davacının gerçek zararından sorumludurlar. Bu nedenle mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle davacının ikamet ettiği ülkedeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacıya ait aracı kasko poliçesi ile sigortalayan dava dışı sigorta şirketinin, davacının hasarını karşılamış olabileceği iddia edildiğine göre davacıya kasko sigortacısı
tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuştur.
4-Anayasanın 141/2. maddesine ve HUMK.nun 388. maddesine göre, mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. Özellikle 388. maddenin 3. bendine göre kararda iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaşıp anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yazılarak karar verilmesi gerekirken kararın gerekçesinde dava konusu ile ilgisi bulunmayan HUMK’nun 290. maddesine ilişkin açıklamalara yer verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.