Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10232 E. 2012/14645 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10232
KARAR NO : 2012/14645
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-bedelin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davacı şirketin davalı taraftan sipariş etmiş olduğu ürünün kendisine gönderildiğini, fatura bedelinin çek ile ödendiğini, ürün işleme tabi tutulduktan sonra ürünün faturada belirtilen evsafa uygun olmadığının tespit edildiğini, anılan ürünün niteliğinin muayene suretiyle tespitinin imkansız olduğunu, davalıya bu hususun defalarca şifai olarak bildirildiğini,bir sonuç alınmaması üzerine ihtarname keşide edilerek malın bedeli olarak verilen çekin iade edilmesi faturaya uygun olmayan malın iade alınmasının ihtar edildiğini, davalı yanın ihtarı kabul etmediğini bildirdiğini, tespit talebi ile mahkemeye başvurduklarını belirterek,müvekkilinin borcu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı çek bedeli 16.767,80 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;davacı tarafın ilk önce numune olarak mal sipariş ettiğini ve işleme tabi tutularak kabul gördüğünü,aynı numunenin devamı niteliğinde yeni bir sipariş verildiğini, malın teslimden yaklaşık 2 ay geçtikten sonra davacı tarafın davalı tarafa ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnameye davalı tarafın cevap verdiğini, davacı tarafın malın tesliminden 3 ay sonra davalının katılımı olmaksızın,üstelik uyuşmazlık konusu mal olup olmadığı belli edilmeden tespit yaptırdığını, basiretli bir tacir gibi davranmayan muayene ve ihbar külfetlerini zamanında yerine getirmeyen alıcının borçlar kanunun 198.maddesi uyarınca teslim edilen malı kabul etmiş sayılacağını,ayrıca davacının açık bir irade beyanı ile seçimlik hakkını da kullanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre;ayıbın açık ayıp olmadığı, ancak her iki tarafın tacir oldukları, TTK 25/3 maddesine göre ayıp açıkca belli değilse alıcının emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını muhfaza için keyfiyetin bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecbur olduğu,her ne kadar ayıp ihbarı ihtarname ile yapılmışsa da, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı,Borçlar kanunun 198.madde uyarınca davacının teslim edilen malı kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.