YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6042
KARAR NO : 2012/1133
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin halı ticareti yaptığını, davalı taraf ile müvekkilinin tanıklar huzurunda sözlü anlaşma yaparak 79.500.-USD.değerinde halıların gönderilmesine karşılık müvekkilinin 30.11.2007 vadeli 26.500.-USD.bedelli, 30.12.2007 vadeli 26.500.-USD.bedelli ve 30.01.2008 vadeli 26.500.-USD.bedelli üç adet bonoyu “malen” ibaresini de yazarak imzalayıp verdiğini, aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen davalının halıları göndermediğini ve senetlerden 30.11.2007 vadeli 26.500.-USD.bedelli bononun icra takibine konu edildiğini belirterek, yukarıda belirtilen üç adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin İran uyruklu olduğunu, davacının, kardeşi … adlı İran uyruklu şahısla birlikte giderek müvekkilinden 566 adet ipek halı satın aldığını, alınan halılara karşılık İran Tebriz kentinde 6 adet bono düzenlendiğini, davacının ödenmiş olan ilk üçünden bahsetmediğini, davacının kalan üç senet için süre istediğini, alacağını alamayınca müvekkilinin 30.11.2007 vadeli senedi takibe koyduğunu, Eher Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararından, davacının her biri 26.500.-USD olan toplam 6 adet senet verilip, buna karşılık 566 adet ipek halının teslim alındığının sabit olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, senedin üzerinde “malen” ibaresi bulunduğu, bu durumda malın teslim alındığının kabul edilmiş sayılacağı ve malın teslim edilmediğinin ispat külfeti borçlu tarafta olduğundan malın teslim alınmadığına dair yazılı belgesi varsa ibraz etmesi, aksi takdirde davalı tarafa yemin teklif ediyor ise beyanda bulunması için davacı vekiline mehil verildiği, ancak davacı tarafça ispat konusunda usulüne uygun deliller ibraz edilmediği, davalı tarafın yargılama aşamasında ödenmeyen senetler için yeni senetler düzenlenerek davalıya teslim edildiğini ve bu nedenle davanın konusunun kalmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, yargılama sırasında yeni senetler düzenlendiği gerekçesi ile de davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, halı ticareti nedeniyle davalıya verilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı malen kaydı içeren senetlerin mal karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Davalı daha sonra dava konusu senetlerin yerine yeni senetler alındığını
bildirmiş, mahkemece davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuştur.
Dava konusu senetlerden dolayı borçlu olmadığını ispat yükü davacı borçludadır. Davalı, bu senetler yerine yeni senetler verildiğini savunmuştur. Dava konusu senetlerin yerine yeni senetlerin verildiğinin sabit olması halinde dava konusuz kalır. Ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre belirlenir.
Bu durumda mahkemece dava konusu senetlerin yerine yeni senetler alınıp alınmadığı üzerinde durulup, dava tarihi itibariyle haklılık durumu belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.