YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11073
KARAR NO : 2010/13852
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, fazla tahsil edilen iş merkezi tadilat gideri payının tahsili amacıyla yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı yönetim kurulunun anataşınmazın bakım ve onarım giderleri için geçici bütçe hazırladığını, buna dayalı olarak kendisinden 9.000 TL tahsil edildiğini, gerçekte yapılan harcamaların daha düşük olup kendisinden 4.162 TL fazla para tahsil edildiğini, fazla ödenen miktarın geri alınması için icra takibi yapıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı yasanın 20.maddesine göre de, kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak; anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; katılmakla yükümlüdürler.
Somut olayda davacının bağımsız bölüm maliki olduğu anagayrımenkulde bir kısım tadilatlar yapıldığı anlaşılmaktadır. Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirilen belgelerden tadilatı yapan müteahhide 36.235 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu durumda davacının anagayrimenkuldeki arsa payı esas alınarak davalı yönetimce ödenen miktar üzerinden bir hesaplama yapılarak sorumlu olunan borç miktarı belirlenip varsa fazla ödediği miktarın tespiti ile iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişinin davalı tarafından yapılan işlerin olması gerektiğini tespit ettiği değeri esas alan raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.