YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14618
KARAR NO : 2012/8985
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin…Özel Güvenlik Hizm.Ltd.Şti’de şirket yetkili müdürü olarak 10.11.2005 ile 24.08.2006 tarihleri arası çalıştığını, 24.08.2006 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile yapmış olduğu istifanın kabul edilerek 02.04.2007 tarihinde ticaret sicil memurluğuna bildirildiğini, dava ve takibe konu bono nedeni ile lehtar …’a borçlu olmadığını, bu şahsın şirket çalışanı olduğunu, aralarında ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin reklam broşürlerine attığı imzaların bilgisayar ortamında boşluklar doldurularak şirketin hilesi ile bono haline getirildiğini, senet üzerinde müvekkilinin tek imzasının ve şirket kaşesinin bulunduğunu, bu nedenle şirket yetkili müdürü sıfatı ile senetteki imzası nedeni ile şirketin sorumlu olacağını, müvekkilinin sorumlu olmayacağını ileri sürerek senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının ciro ile senedi elde ettiğini, davacının daha önce icra hukuk mahkemesi ve ceza soruşturması esnasındaki iddiaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ve davacının sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddi ve %40 oranında davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece senette şirket kaşesi üzerinde tek imza bulunduğu, şirketin borçtan sorumlu olduğu, şahsi sorumluluğunu gerektirecek 2.bir imzanın senet üzerinde bulunmadığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 30.09.2007 tanzim tarihli 24.000,00 TL bedelli senet altındaki imzanın şirketi temsilen atıldığını borçlunun temsilcisi olduğu …Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. olacağını belirtmiş menfi tespit isteminde bulunmuş, mahkemece imzanın şirket kaşesi üzerine atıldığı, davacının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilerek menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, davacının senedin tarihi olan 30.09.2007 tarihi itibari ile şirketi temsile yetkili şahıs olmadığı hususunda Ticaret Sicil Kayıtları ve şirket kayıtları getirtilerek inceleme yapılmadan karar verilmiştir.
Tanzim tarihinde davacının şirketi temsile ve borç altına sokabilme yetkisi bulunduğu kabul edilir ise şirket kaşesi üzerine atılan imzanın şirketi temsilen atıldığı ve şirketi bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde imza sahibinin şahsi sorumluluğu bulunur. Bu yönler araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.