YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8034
KARAR NO : 2012/2199
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,kimyasal madde imalatı yapan müvekkili şirketin işyerine davalı şirket tarafından 22.08.2007 tarihli satış sözleşmesi ile 37.5 m3/ gün debi ham su beslemesi ile 30 m3/gün iletkenliği 25 mikrosiemens/cm su üreterek Karbon Filtrasyon Sistemi kurulduğunu, bu sistem kurulurken fabrikanın kullandığı ham suyun kalitesinin davalıya bildirildiğini ve davalı tarafından uygun görüldüğünü,15.09.2007 tarihinde sistemin devreye alındığını, ancak bir ay süre içerisinde membranlarının tıkandığını, davalının tavsiyesi üzerine ham su kaynağının değiştirildiğini, ancak yine aynı sorunların devam ettiğini ve sistemden hiçbir verimin alınamadığını, işletmedeki su ihtiyacının karşılanabilmesi için farklı servislerden hizmet alınmak zorunda kalındığını, sistemin ilk bir yıl bakımı davalı tarafça ücretsiz yapılma garantisi verildiği halde bakımlarının ücretle yapıldığını, noter kanalıyla keşide edilen ihtarname ile davalıdan verim alınmayan bu sistem yerine yeni bir sistem kurulmasının veya sistemin geri alınmasının istendiğini ancak sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.540,77 TL kurulan sistem bedeli, 3.633,00 TL servis ve bakım gideri ve 1.000,00 TL ortaya çıkan iş kaybı olmak üzere toplam 21.173,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından cevap süresinden sonra 31.12.2009 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunulan beyanlarında bilirkişi kurulunun usule aykırı teşkil edildiğini, projelendirme tesisat seçiminin davacı şirketin ham su kalitesine göre yapıldığını ancak davacının projede öngörülen suyla alakası olmayan kalitesi düşük ham su kullandığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, ayıp bulunmadığını, davacı tarafından sistem bedeli olarak düzenlenen faturalar karşılığı olmak üzere 16.540,77 TL ve 141,60 TL müvekkiline yapılan ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmadığını, davacının halen müvekkili şirkete borcunun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu su filtreleme sistemindeki filtrelerin ve membranların cins ve boyutlarının kullanılan suyun özelliklerine ve elde edilmek istenen suyun debisine uygun seçilmemesi nedeniyle filtrenin ve membranın su geçirme özelliklerini kısa zaman içerisinde azalttığını ve kurulan sistemin düzenli olarak istenilen miktarda su sağlamadığı, sistemin verimli olarak çalıştırılamadığı, sistemin 2 yıl süreyle imalat ve işçilik hatalarına karşı davalı firma garantisi altında olduğunu, davacı yanca davalıya satım bedeli olarak 16.540,77 TL ve ayrıca 141,61 TL ödendiğinin davalı tarafından da kabul edildiği, satıcı sattığı maldaki ayıp sonucu doğan zararlardan sorumlu ise de yıkama sıvıları için yapılan ve doğrudan davacının iradesine tabi olan bir harcamadan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 16.682,37 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta da değildir. Kök raporda sistemin verimli çalışamaması nedeni olarak kullanılan ham suya göre projelendirmenin yapılmamış olması gösterilmiş ve davacının sunduğu analiz raporlarının eski ve üstelik sistemde kullanılan ham su olduğuna dair herhangi bir bilgi içermediği belirtilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz edilmiş, ham su analiz raporları ibraz edilerek projelendirmenin buna göre yapıldığı, ancak davacının kalitesi düşük ham su kullandığı ifade edilmiştir. Bunun üzerine alınan ek raporda ise sunulan analiz raporları incelenmemiş, davalı yanın itirazları üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece sistemin ayıplı olup olmadığı sistemdeki arızanın davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususları konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak garanti süresi ile ayıp ihbarı süreleri nitelikleri ve sonuçları itibari ile farklı konumda olduğundan TTK.nun 25/3. madde hükmünde öngörülen ayıp ihbar süreleri ile ilgili bir değerlendirme de yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.