YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8817
KARAR NO : 2010/13958
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın ortak yerlerine davalı tarafından mazı ağaçları ve demir parmaklık yapılarak yolun daraltıldığını ve site sakinlerinin geçişinin engellendiğini, ayrıca; yine ortak yere palmiye ağacı dikilerek bağımsız bölümün manzarasının kapatıldığını belirterek, demir parmaklığın ve palmiye ağacının kaldırılmasını istemiş, mahkemece; ortak yerlere yapılan demir parmaklık ile mazı ağaçlarının kaldırılmasına, palmiye ağacının kaldırılması talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle bilirkişi raporu içeriğinden; ortak yer olan bahçeye davalı tarafından 6 metre boyunda palmiye bitkisinin dikildiği ve bu bitkinin güney doğu tarafta bulunan meskenin deniz manzarasını %40 oranında engellediği anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 18. maddesinin birinci fıkrasında, kat malikinin, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler hükmüne yer verilmiştir. Yasanın bu açık hükmü dikkate alınarak güney tarafta bulunan bağımsız bölümlerin manzarasını %40 oranında kapattığı bilirkişi raporunda tespit edilen palmiye bitkisinin de kaldırılmasına karar vermek gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.