YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7227
KARAR NO : 2012/1210
KARAR TARİHİ : 31.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, buğday alımı için davalıya banka kanalı ile 18.06.2009 tarihinde 20.000.00 USD karşılığı 31.120,00 TL. havale gönderildiğini, müvekkiline buğday gönderilmediği gibi paranın da iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Yerköy Mahkemeleri olduğunu, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın da yerinde bulunduğunu, iddiaya konu havalenin gönderildiğinin doğru olduğunu ancak bu havalenin borç doğuran bir havale olmayıp mevcut bir borcu ödeyen havale olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı için HUMK’nun 9. maddesine göre yetkili mahkemenin ve icra dairesinin davalının yerleşim yeri olan Yerköy Mahkeme ve İcra Dairesi olduğu, bu durumda Mersin İcra Dairesinin yetkili bulunmadığı, yetkili İcra Dairesinde takip yapılmadan ödeme emri tebliğ edilmeden borçlunun itiraz hakkının doğmayacağı, bu davanın dava şartının gerçekleşmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı tarafın davalıya banka havalesi ile para gönderdiği dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı havale edilen para karşılığında davalının göndermeyi taahhüt ettiği malları göndermediğini ileri sürerek alacak talebine ilişkin icra takibinde bulunmuş davalı ise havalenin, mevcut borca yönelik olarak yapıldığını savunmuştur. Görüldüğü gibi yazılı olmasa bile taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Dava, bir miktar para alacağına ilişkindir. İİK’nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. BK.’nun 73/1 ve HUMK’nun 10. maddesi (HMK mad.10) uyarınca somut olay bakımından davacı alacaklının yerleşim yeri icra daireleri de yetkilidir. Bu itibarla davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.