YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6138
KARAR NO : 2012/13112
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından 250.000 USD bedelli bonoya istinaden Fatih 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/11826 esas sayılı dosyasından icra takibi ve haciz yapıldığını, ancak takibe konu bononun ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, davalının bizzat davacıyı tanımadığını ve senedi 3. bir şahıstan ciro edilmeksizin aldığını beyan etmiş olduğunu, alacaklının yetkili hamil olmadığını, senetteki “teminat” ibaresinin senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırdığını, takibe konu bononun müvekkili tarafından davadışı bir firmaya aralarındaki alışverişin teminatı olarak protokolle verildiğini ve senet metninden açıkça teminat senedi olduğunun anlaşıldığını belirterek, bedelsiz olan bono nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonodaki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, davacının bononun elinden rızası dışında çıktığına dair bir iddiasının bulunmadığını, senet üzerindeki “teminat” ibaresinin senedin kıymetli evrak vasfını ortadan kaldırmayacağını, senedin neyin teminatı olduğunun belirli olmadığını, senet metninden anlaşılamayan def’ ilerin alacaklı hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafça bahsedilen teminat sözleşmesinin müvekkili hamili bağlamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ciro zincirinde kopukluk olmadığı, teminattır ibaresinin senedin kıymetli evrak vasfını değiştirmeyeceği, davacının bedelsizlik iddiasının davadışı kişiye ait olup lehtarla ilgisinin bulunmadığı gibi bu iddianın öncelikle lehtara karşı ileri sürülüp ispatlandıktan sonra davalı yetkili hamilin kötü niyetli olduğunun, yani senedin karşılıksız olduğunu bile bile ciro yoluyla devraldığının ispatlanması gerektiği, lehtarın davada taraf olarak gösterilmediği, kişisel def’ilerin yetkili hamile ileri sürülemeyeceği belirtilerek, davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki Yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.