YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10983
KARAR NO : 2013/6918
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ikrah (korkutma) yoluyla imzalatıldığı iddia olunan bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline senetler vermediğini, dava konusu edilen bonolardan dolayı müvekkilinin yapmış olduğu bir icra takibi bulunmadığı gibi gönderilen bir ihtarnamenin de mevcut olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan davalının ceza davasındaki bono ile Şişli 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7534 E. sayılı dosyasındaki bononun aynı olup, bu dosyada iptali istenen senetlerle ilgisinin olmadığı, bu nedenle ceza davasının sonucunda verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmadığı, dava konusu bonoların miktarının, taraflarının, keşide ve vade tarihlerinin belirli olmadığı, belirsiz bir konuda dava açıldığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının elinde olma ihtimali olan bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İcra takibine konulmuş bir adet 40.000 TL bedelli bonodan dolayı ayrı bir menfi tespit davası açılmış ve yine aynı bonodan dolayı da ceza mahkemesinde bir dava bulunmaktadır. Davalı anılan takip ve dava konusu yapılan 40.000 TL bedelli bono dışında başka bir bononun kendisinde bulunmadığını savunmuş, davacı da bu hususun aksini ispat edememiştir. Bu durumda davacının mevcut olmayan bonolardan dolayı menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilmeden davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile HMK’nun m.114/1-h ve 115,II hükmüne göre usulden reddi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7’nci maddesinin 2’nci fıkrası gözetilerek vekâlet ücreti tayini gerekirken, davanın erken açıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde esastan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.