Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2312 E. 2013/6979 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2312
KARAR NO : 2013/6979
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. …gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacılar vekili, müvekkillerinden …A.Ş ile davalı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine diğer davacıların müteselsil kefil olduklarını, kredi tutarı teminatı olarak davalı banka lehine ipotekler tesis edildiğini, ayrıca 1.000.000 USD bedelli bononun teminat amaçlı olarak davalıya verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı bankaca 1.000.000 USD bedelli bono için 2.100.000 TL olarak takibe geçildiğini, senedin takibe konmasının yasal olmaması yanında senet bedelinden çok daha yüksek bedel üzerinden takip yapıldığını, tek borç olmasına rağmen hem ipotekli hem de kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığını ileri sürerek bonoya dayalı takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafça imzalanan üç adet Genel Kredi Sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, senet miktarını aşan kısım için feragat edilerek, başka bir takip başlatıldığını, davacıların borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davanın kabulüne, takibe konulan 25.02.2009 tanzim 11.09.2009 vadeli 1.000.000 USD miktarlı senet nedeni ile davacıların davalı bankaya borçları olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka tarafından, davacılar aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/30966 Esas sayılı icra takip dosyası ile bonoya dayalı olarak icra takibi yapılmış, bu takipten dolayı davacılar iş bu menfi tespit davasını açmışlardır.
Dava, tüm davacılar vekili Avukat … tarafından açılmıştır. 07.05.2010 tarihli celseye anılan avukat İsmail Uğurlu gelmemiş, davacılar …, … ve …Elektronik Tıb. Cih. San. ve Tic. A.Ş (davacı … dışındaki davacılar) vekilleri Avukat … gelmiş, bu davacılar vekili, davacı … ‘tan vekaletname alma şansı olmadığını bildirmiş, davalı vekili de davacı … … davasını izlemediğini, müracaata bırakılmasını istemiştir. Nitekim, anılan bu davacı yönünden HUMK 409. maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılmıştır.
Ne var ki, bu aşamadan sonra yapılan yargılamada davacı … Bembesat ve vekili katılmamış olduğu halde, mahkemece bu davacının açmış olduğu davasının HUMK 409 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı bankanın öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.