Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10225 E. 2012/14640 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10225
KARAR NO : 2012/14640
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; … A.Ş.’de şoför olarak çalışan davacının 31.05.2007 tarihinde bir hastayı almak için yola çıktığında bir yayaya çarptığını, bu şahsı Özel Batı Bahat Hospital Hastanesine götürdüğünü, hastane yetkililerinin hastanın durumunun kötü olduğunu,hemen ameliyata alınması gerektiğini ifade ederek hastane masraflarını garanti edebilmek için boş bir senet imzalatmak istediklerini, senet imzalanmadan yaralının ameliyata alınmaması nedeniyle baskı altında kalan davacının senedi imzalamak zorunda kaldığını,hastane yetkililerinin boş senedi doldurarak kendi bünyelerinde Sultançiftliği Özel … hastanesinde muhasebe görevlisi olarak çalışan davalıyı alacaklı olarak göstererek icra takibi yaptıklarını, davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, davacının senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, borç miktarının %40’ından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile davalı arasında borç alışverişi olduğunu, 20.000 TL bedelli senedin zorla imzalatılmasının mümkün olmadığını, mücerretlik ilkesi gereği bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini,HUMK’un 290.maddesi gereğince davacının iddiasnı yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre;dava konusu senedin, davacıya trafik kazasının şoku,yaralının ameliyat edilmemesi halinde öleceği korkusu ile ikrah suretiyle ,rızası dışında imzalatıldığı,sonradan miktar hanesinin 20.000 TL,lehdar hanesinin ise aynı grup şirket içinde yer alan Sultançiftliği Batı … Hastanesinde muhasebeci olarak çalışan davalı adı ile doldurulduğu ve icra takibine konulduğu,senedin hükümsüz olduğu ve bu hususun senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,davacının senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine,takip miktarının %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Somut olayda davalının takibinde kötü niyetli olduğunun kabulü doğru görülmediğinden davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılmayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte belirtilen sebeplerle hüküm fıkrasının 2. paragrafının hükümden çıkarılması ile yerine “somut olay bakımından koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.