Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11251 E. 2012/5119 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11251
KARAR NO : 2012/5119
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. … … ile davalı vek Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin telefon hatları ile dava dışı … İletişim Hizmetleri A.Ş adına kayıtlı data hatlarını kullanarak yurt dışından Türkiye’ye ses trafiği taşıdığını ve müvekilinin tekel hakkını ihlal ettiğini belirterek, uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, 406 sayılı Yasanın müvekkili bakımından uygulanamayacağını, ses trafiği taşınmasında kullanılabilen araçların müvekkilinde bulunmadığını, bu konuda bir tespit yapılmadığını, telefon hatlarının abonelik sözleşmesi kapsamında kullanıldığını, internet servis sağlayıcı hizmetini ruhsat sahibi … iletişim A.Ş’den sağladığını, tespit sırasında sadece 4 telefon hattının yurt dışından arandığının tespit edildiğini, diğer hatlara ilişkin bir tespit bulunmadığını, ancak yapılan tespitin de yetersiz ve hatalı olduğunu, müvekkilinin hakkında açılan ceza davalarında beraat ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının Telekomünikasyon Kurumundan izin, ruhsat veya herhangi bir yetkilendirme belgesi olmadan uluslararası ses trafiği taşımasının 406 sayılı Kanuna aykırı olduğu, davalının bu faaliyeti olmasaydı Türk Telekom A.Ş’nin yurt dışı şirketlerden tahsil edebileceği paranın davacının zararını oluşturduğu, bilirkişi kök ve ek raporlarıyla tespit edilen zarar miktarının tahsili gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalının yasal olmayan yollardan ses taşıması nedeniyle hakkında İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada verilen beraat kararında, bu davanın davacısı olan müdahil Telekom A.Ş. vekilinin uğradığı iddia olunan zararın belirlenmediği ve belirlenmesinin de mümkün görülmediğine ilişkin beyanı da gerekçe gösterilerek beraat kararı verildiği, daha sonra bu davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, davacı vekilinin temyize cevap dilekçesinde görüşmelere ilişkin detay bilgilerin uluslararası santral kayıtlarında görülmesinin mümkün olmadığını ifade ettiği, nitekim kök rapora itiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporunda da zararın miktarı konusunda kesin bir tespitin yer almadığı, özellikle raporun 8.sayfasında “… davacı … Telekom A.Ş.’nin davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının da 18.030,98 TL’den ibaret olabileceği sonuç ve kanaatlerine ulaşmak mümkündür.” şeklindeki muğlak ifadeden de zararın miktarına ilişkin objektif bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde zarar miktarının hesaplanması ve bir bedel belirlenmesi konusunda yeterli açıklığı içermeyen ve eksik olan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.