Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6773 E. 2011/1106 K. 02.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6773
KARAR NO : 2011/1106
KARAR TARİHİ : 02.02.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 05.04.2010
No : 897-736

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 25.03.2008 keşide tarih ve 4.000.-TL bedelli çekle davalılardan … Eğitim Öğretim.Yay.Hizm.Ltd.Şti.’ne borçlandığını, müvekkili şirketin çek bedelini tamamen ödediğini ve çek lehtarı olan davalı şirketten ibraname aldığını, çekin ellerinde bulunmadığı ve rızaları hilafına ellerinden çıkmış bulunduğu hususlarının ibranameye yazıldığını, her nasılsa ödenmiş çekin davalı lehtar şirketin elinden rızası hilafına çıkarak üçüncü şahıs olan davalı …’ün eline geçtiğini, çek arkasındaki ciro imzasının davalı lehtar şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin davalı … tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürerek davalılardan …’ün yetkili hamil olmaması ve diğer davalı lehtar şirketin de çek bedelini müvekkilinden tahsil ederek ibraname vermiş bulunması sebebiyle müvekkilinin icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyetli davalıların tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait … Dershanesinde 2006-2007 yılları arasında fizik öğretmeni olarak çalıştığını, bakiye ücret alacağına karşılık davaya konu çekin verildiğini, borçlunun ancak senedin ibraz ve teslimi karşılığında ödeme yaparak yükümlülüğünden kurtulabileceğini, senedin kaybolduğunu ileri süren kişinin mahkemeden zayi nedeniyle iptal kararını aldıktan sonra bu karara bağlı ödeme ile borç ilişkisinin sona ereceğini, ayrıca ticari senetlerdeki imzaların istiklali prensibi uyarınca birbirinden bağımsız nitelik taşıdığını, bir ticari senette lehtar cirosundaki eksikliğin lehtarın sorumlu olmamasını doğurur ise de, keşidecinin sorumluluğunu etkilemeyeceği ve hamilin meşru hamil olmadığı sonucunu doğurmayacağını, çeki ciro yoluyla hamil olan müvekkiline karşı lehtar cirosunun lehtara ait olmadığı iddiasını yalnızca lehtarın ileri sürebileceğini, çekin keşidecisi olan davacının bu hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Eğitim ve Öğretim Yay.Hizm.Ltd.Şti’ne Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebligat yapılmış olmasına karşın davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalılardan … Ltd.Şti.’nin ortakları arasında … … ve … …’in bulunduğu, şirket adına ciro yapan … …’in şirketin ortağı olduğu, ilk 5 yıl için yetkili müdür olan … …’nın … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/133 sayılı dosyasında görülen kamu davasında, dava konusu çekin davacı … tarafından dershanede eğitim alan çocuğu için verildiğini ve bu çekin dershanede öğretmenlik yapan davalı …’e alacağına karşılık olarak şirkette muhasebecilik yapan … … tarafından verildiğini, kaşenin şirketlerine ait olduğunu, ancak altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, ibranamenin doğru olduğunu beyan ettiği ve bu ifadenin dava dışı ikrar olarak kabul edildiği, keza davacı şirket yetkilisi olan … da dava konusu çekin dershaneye çocuğun eğitim ücreti karşılığında verildiğini beyan ettiği, davalı …’ün davalı şirkete ait dershanede fizik öğretmeni olarak çalıştığının sabit olduğu, davacının ödemeden men talimatından önce çekin zayi olduğu nedeniyle mahkemeden iptal kararı istemediği, çek aslını almadan ödeme yaptığı, çek bedelini kıymetli evraktaki senetlerin istiklali ilkesine göre meşru hamil olan davalı …’e bir kez daha ödemek zorunda olduğu, davacı ile davalı şirket arasında çekin haricen ödendiğine dair ibraname bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirket yönünden davacının takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı … yönünden davanın reddine, davacı hakkında yapılan icra takibinin devamına ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava konusu çekin keşidecisi davacı, lehdarı … Eğitim Ltd.Şti. olup, davalı …’e ciro edilmiştir. Davacı dava konusu çekteki ilk ciro imzasının cirantaya ait olmadığını, davalı hamilin yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, iş bu menfi tespit davasını açmıştır.
Mahkemece, yapılan incelemede, ciro imzasının ciranta eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. TTK:nun 713.maddesine göre çek bedelini ödeyecek kimse cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmadığını incelemeye mecburdur. Bu incelemede hile veya ağır bir kusurun bulunmaması halinde ödeme yapmakla borcundan kurtulur. Oysa olayda keşideci cirolar arasında muntazam teselsül bulunmadığını, lehtarın ciro imzasının o kişiye ait olmadığını bildiğinden bu durumda çek bedelini hamil olan davacıya ödemekle lehtara olan sorumluluğundan kurtulamaz. Davalının lehtara karşı sorumluluğu devam ettiğinden ödeme yapmasına rağmen lehtara tekrar ödeme yapacağından TTK.nun 702.maddesi uyarınca yetkili olmayan hamile ödeme yapmama hakkına sahiptir (19.HD.19.12.1995, 9111/11487; 19.HD 11.11.2010, 2651/12930). Bu durumda davalı hamil yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği için yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararına katılamıyoruz.