Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10798 E. 2012/4596 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10798
KARAR NO : 2012/4596
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, 01.02.2007 tarihli sözleşme kapsamında 01.12.2023 tarihine kadar geçerli olacak şekilde müvekkili lehine intifa hakkı tesis edildiğini, ancak Rekabet Kurumunun rekabet verme yasağına ilişkin tebliğine göre grup muafiyetine 5 yılı aşkın sözleşmelerin dahil olamayacağını, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan bu hukuksal durum nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 01.12.2023 tarihine kadar devam edeceği düşünülen intifa hakkı karşılığında ödenen meblağların 16.04.2012’den sonraki dönemlere tekabül eden kısmının ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, her davanın açıldığı koşulara göre değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu Rekabet Kurumu kararının intifa hakkı sözleşmesi ile akaryakıt bayiliği sözleşmesinin yasal dayanağını ortadan kaldırmadığı, dava tarihi itibarıyla sözleşmelerin geçerli olduğu gerekçesi ile erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle intifa sözleşmesinin süresinin tamamlanmamış olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın niteliğine ve gerekçesine göre davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.