Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11241 E. 2012/4614 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11241
KARAR NO : 2012/4614
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında kredi ilişkisi bulunduğunu, müşteri çekleri ve şirket ortağı olan … ve …’nun toplam 400.000.-TL.bedelli 2 adet teminat bonosunun davalıya verildiğini, kredi borcu bulunmadığı halde davalının teminat amaçlı verilen bu bonolar üzerinde oynama yaparak icra takibi başlattığını, haciz yapıldığını belirterek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, toplam 50.000.-TL.manevi tazminatın davalıdan tahsiline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredinin geri ödemelerinde aksama olduğunu, kredi hesabının kat edildiğini, bonoların takibe konulduğunu, hukuka aykırı bir işlem yapılmadığını, alacağın takip neticesi tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporundan takip tarihi itibariyle davacıların davalıya takibe konu miktardan daha fazla borçlu olduklarının anlaşıldığı, bu nedenle menfi tespit isteminin yerinde olmadığı, ancak takipten sonraki ödemelerle kredi borcunun kapatıldığı, menfi tespit davasının konusuz kaldığı, davacı şahıslar açısından alınan ihtiyati haciz kararı nedeniyle uygulanmış haciz bulunmadığı, davacı şirket yönünden ise 195.674.08.-TL.borca karşılık 400.000.-TL.lik ihtiyati haciz kararı alındığı, bu durumun davacı şirketi esas borcundan yüksek miktarda haciz uygulanması tehdidi ile karşı karşıya bırakarak mağduriyetine sebebiyet verdiği ve ticari itibarını sarsacağı gerekçesiyle menfi tespit istemi yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı şirket yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.500.-TL.manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davacılar yönünden manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince;
a) Dava konusu İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/25657 sayılı takip dosyasında, takip dayanağı olan toplam 400.000 TL. bedelli senetler nedeniyle alınan İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/1911 D. İş sayılı kararında, alacaklı davalının borçlu davacılardan olan 400.000 TL. alacağının temini bakımından ihtiyati hacze hükmedilmiş ise de, takibin 193.128,54 TL. asıl alacak, 2.710,94 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.839,48 TL. alacak için yapıldığı, bu alacağı aşar şekilde yapılan bir haczin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde davalının manevi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
b) Davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm oluşturulduğuna ve davacıların konusuz kalan kısımla ilgili haksızlığına karar verildiğine göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.