Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4595 E. 2012/8976 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4595
KARAR NO : 2012/8976
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. … gelmiş, diğer davacılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilleri aleyhine 05.10.2009 tarihli 64.000 Euro bedelli çeke dayalı icra takibine giriştiğini, takibe konu çekte müvekkili …’nun ne cirosunun ne de imzasının bulunmadığını, diğer müvekkili …’nun ise sadece cirosunun bulunduğunu, kambiyo senedinin arkasındaki ilk cironun lehdara ait olmadığını, ciro zincirinde kopukluk bulunduğunu bu nedenle sadece keşideciye karşı takip yapılabileceğini belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların keşideci şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, davacı …’nun ise borçlu keşideci şirkete aval vermiş olması nedeni ile aleyhine icra takibine girişildiğini bildirerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı …’nun keşideci şirketin yetkilisi olarak şahsen sorumlu tutulamayacağından anılan davacı yönünden davanın kabulüne, %40 tazminatın davalıdan tahsiline, davacı …’nun ise çekte ciranta değil aval veren konumunda olduğu bu haliyle çekte ciro zincirinin kopukluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, %40 tazminatın …’ndan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı …’nun senette herhangi bir sıfatının ve cirosunun olmadığının gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.