Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5538 E. 2012/13464 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5538
KARAR NO : 2012/13464
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2010/4226 esas sayılı takip dosyası ile aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kimin tarafından imzalandığı belli olmayan senet karşılığında tarafına herhangi bir mal teslim edilmediğini, takibe konu senet ile hiç bir ilgisinin olmadığını belirterek senedin iptali ile borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesinİ talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisini vekille temsil ettirmediği gibi duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılan davada, dava kapsamında imza incelemesinin zorunlu olması sebebi ile senedin tanzim tarihi ve öncesine ait imza asıllarının bulunduğu belgelerin celbi amacıyla beyanda bulunmak üzere davacıya HUMK’nın 163. maddesine uygun bir şekilde yapılması gereken iş ayrıntılı olarak belirlendikten sonra kararın yerine getirilememesi durumunda ne gibi işlem yapılacağı ihtar olunmasına rağmen davacı tarafından verilen kesin sürede ara kararı gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu bonodaki imzayı inkar etmiştir. Davacının duruşma sırasında tatbike yarar imza örnekleri alınmış, ancak imzasını taşıyan belgelerin bulunduğu resmi mercilerin bildirilmesi konusunda verilen kesin süreye riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı bu konuda ara kararına uymamış ise de; mahkemece Tapu İdaresi, Vergi Dairesi, Mal Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu Başkanlıkları gibi resmi dairelere müzekkere yazılmak suretiyle varsa davacının tatbike yarar imzalarını taşıyan belgelerin celbi mümkündür. Bu durumda mahkemece öncelikle bu noksanlıklar tamamlanıp, mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri vasıtasıyla da imza tatbikatı yapılabileceğinden imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.