Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4069 E. 2012/17099 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4069
KARAR NO : 2012/17099
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …, vek. Av. ve vek. Av. . ile davalı vek. Av. … ve vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava ve birleşen dava, doğalgaz satımından kaynaklanan gecikme zammı faturalarına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı vekili, müvekkilinin fatura tutarlarını uygulana gelen yasal sürelerde ödediğini, herhangi bir gecikme zammı faturası kesilmesi gerektiren bir durumun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3. maddesindeki düzenlemenin sözleşme döneminde doğan borç ve alacakların tasfiyesine yönelik olduğu, sözleşme döneminden sonra gerçekleşen alımlar için yürürlükte olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme sona erdiğinden sözleşmenin 3.3 md. hükmünün dava konusu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, sözleşme sona erdiğinde, davacının doğalgazın tek satıcısı, davalının da … bölgesindeki tek dağıtım şirketi olmasına, tarafların doğalgaz satmak / satın almak zorunda bulunmalarına göre fiili borç ilişkisi şartlarının sözleşme ile belirlenmesi noktasında MK. 2. md. kapsamında dürüstlük kurallarına uymaları gerektiği, davacı tarafından değişen koşullar çerçevesinde yeni düzenlemeler içeren sözleşme tasarısının davalıya gönderilmesine rağmen davalı tarafından yeni sözleşme koşullarının mutabakatla belirlenmesi bakımından görüşmelere katılmayıp, fiili borç ilişkisinin sürdürülmesi ve sona eren sözleşmedeki düzenlemelere göre ödeme yapmasının MK. 2. md. çerçevesinde dürüstlük kuralına uygun olmadığı, davacının fatura ödeme tarihleri konusundaki yeni düzenlemeyi, sözleşmenin sona ermesinden 01.01.2006 tarihine kadar uygulamamaktaki iradesinin, eski sözleşme şartlarını devam ettirmek değil yeni sözleşmenin imzalanması için davalıya süre tanımak olduğu, bu nedenlerle davacının 01.01.2007 tarihinden sonra yapılan gaz alımları nedeniyle düzenlenen faturalardaki ödeme tarihlerine göre hesaplanan gecikme zammı faturaları nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasında 28.11.2002 tarihli doğalgaz alım satım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme dönemi, sözleşmenin 3.1 maddesinde 2 yıl olarak belirlenmiş ve 31.12.2003 tarihinde sona ereceği belirtilmiştir. Sözleşmenin devam etmesi veya yenilenmesi başlıklı 3.2 maddesinde sözleşme döneminin sona erme tarihinden en geç 90 takvim günü önce taraflardan herhangi birisinin sözleşmenin feshine dair hiçbir bildirimde bulunmaması, sözleşmenin aynı şartlarla bir sözleşme yılı daha devam edeceği anlamına geldiği, bu süreye uymak koşuluyla taraflardan herhangi birinin yeni şartlar için bildirimde bulunması halinde tarafların bir araya gelerek sözleşme şartlarını göz geçirecekleri, sözleşme şartları üzerinde mutabakata varılması halinde üzerinde anlaşılan koşullarla sözleşmenin imzalanacağı, mutabakat sağlanamadığı durumlarda sözleşmenin sözleşme dönemi bitiminde son bulacağı hükme bağlanmıştır. Yine sözleşmenin 3.3. maddesinde tarafların her sözleşme yılının sona erme tarihinden en geç 60 takvim günü önce talep olduğu takdirde bir araya gelerek bir sonraki sözleşme yılına ait teklifleri görüşecekleri, anlaşma sağlanamaması halinde eski şartların devam edeceği belirtilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki 28.11.2002 tarihli sözleşmenin 31.12.2003 tarihinde sona ermesinden sonra taraflar arasındaki hukuki ilişkinin devam ettiği 01.01.2004 tarihinden 01.01.2006 tarihine kadar doğalgaz alım satımından kaynaklanan faturaların 28.11.2002 tarihli sözleşmede yer alan son ödeme tarihlerinde ödenmiş olduğu ve davacı .’ın anılan tarihlerde yapılan ödemeler yönünden herhangi bir talepte bulunmadığı bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır.Davacı . asıl davada, 20.06.2006, 31.12.2006 ve 03.10.2007 tarihli faturalardan kaynaklanan birleşen davada ise, Eylül 2007 ve Aralık 2009 dönemine ilişkin faturalardan kaynaklanan gecikme zammının tahsilini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.01.2006 tarihinden itibaren çekilen doğalgaz faturalarının son ödeme tarihlerinin, taraflar arasındaki 28.11.2002 tarihli sözleşmede belirtilen tarihler mi, yoksa davacının tek taraflı belirlediği tarihler mi olduğu konusunda toplanmaktadır. Anayasanın 48. maddesine göre, herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. 818 sy. Borçlar Kanunu’nun 19.maddesine göre, bir akdin mevzuu Kanunun gösterdiği hudut dairesinde serbestçe tayin olunur. 818 sy. Borçlar Kanununu yürürlükten kaldıran Türk Borçlar Kanununun 26. maddesinde tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilecekleri hükme bağlanmıştır. Sözleşme özgürlüğü; sözleşmenin yapılıp yapılmamasını, sözleşmenin diğer tarafını seçmeyi, sözleşmenin içeriğini belirlemeyi, sözleşmenin süresini, sözleşmenin içeriğinin değiştirilmesini ve sona erdirilmesini kapsamına alır.Somut olayda, sözleşmenin 31.12.2003 tarihinde sona ereceği kabul edilmişse de; 01.01.2004 tarihinden 01.01.2006 tarihine kadar sözleşme uygulanmaya devam ettiğinden tarafların sözleşme ilişkisini devam ettirmek konusunda zımni iradelerinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davacı, devam eden sözleşme ilişkisinde 01.01.2006 tarihinden sonra faturaların son ödeme tarihini değiştirerek, yeni son ödeme tarihlerine göre ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammı alacağının tahsilini istemektedir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ettiğine göre, taraflar arasında imzalanan 28.11.2002 tarihli sözleşme hükümleri yürürlüktedir ve geçerliliğini korumaktadır. Davacıya, sözleşmedeki ödeme vadelerini tek taraflı değiştirme hakkı veren bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, sözleşmede de böyle bir yetki veren düzenleme yer almamaktadır. Taraflar arasında sözleşmeden sonra düzenlenen 02.09.2003 tarihli protokol’ün 5.1. maddesinde 28.11.2002 tarihli sözleşmenin protokolün devreye girmesinden sonra taraflar arasında varılan mutabakat çerçevesinde revize edileceği hükme bağlanmıştır. Taraflar arasında faturaların son ödeme tarihi konusunda mutabakat sağlanmadığına göre, davacı tek taraflı olarak son ödeme tarihini değiştiremez. Ancak, son ödeme tarihinin değiştirilmesinin zorunlu olduğu hallerde, davacının sözleşmenin uyarlanmasını talep ederek verilecek karara göre işlem yapılması gerekmektedir.Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.