YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7819
KARAR NO : 2012/2188
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl alacak yönünden davadan sonra ödeme yapılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına diğer taleplerin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Turizm İşletme Belgesi sahibi olan müvekkili şirkete ait SAHAN isimli tesisinin 10.04.2006-11.12.2007 dönemi elektrik tüketimlerinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 2002/4100 sayılı kararnameye aykırı olarak sanayi tarifesi yerine, ticarethane tarifesi uygulanarak tahakkuk ettirildiğini bildirerek bu şekilde haksız yere tahsil edilen 26.875,00.-TL’nin her bir faturanın ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olup, müvekkilinin özelleştirme kapsamı ve programına alındığı, bu nedenle de 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin müvekkili hakkında uygulanamayacağını, müvekkilinin yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı kurumun özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle davaya bakma görevinin Adli Yargıya ait olduğu, ayrıca davalı kurum özelleştirme kapsamına alınmış olsa bile 12.04.2002 tarih 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının halen yürürlükte bulunduğu, bu nedenle de davacı hakkında indirimli tarife uygulanması gerektiği ancak davaya konu edilen döneme ilişkin indirimli tarife farklarının davadan sonra 07.04.2009 tarihinde Hazine tarafından davacıya ödendiği, anaparanın davadan sonra tahsil edildiğinden anaparanın ödendiği tarihe kadar işlemiş temerrüt faizlerine hükmedilmesinin talep edildiği gerekçeleriyle asıl alacak bölümü yönünden davadan sonra vaki ödeme ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ödemenin davanın devamı sırasında 07.04.2009 tarihinde ve davacının bilgisi dışında banka hesabına yapıldığından BK.113/2.maddesi uyarınca davacının faiz talebinin karşılanması gerekli olup hüküm eki tabloda gösterilen miktar ve ödeme tarihleri itibariyle 3095 kanunun 2-2.maddesi uyarınca 07.04.2009 tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizleri tutarının davalıdan tahsiline fazla ana para ve faiz taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki Temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı tarafından 2006-2007 dönemine ilişkin yüksek tarifeden tahakkuk sonucu fazla ödenen bedelin faizi ile tahsili istenmiştir. Davacının davadan sonra 14.01.2009 tarihinde enerji desteği için hazineye başvurduğu ve dava konusu döneme ilişkin bedelin de 07.04.2009 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı fazla ödemeye yönelik seçimlik hakkını dava açma yoluyla kullanmış, sonradan seçimlik hakkını hazineye başvurma şeklinde değiştirmiş ve ana para alacağını hazineden tahsil etmiştir. Dolayısıyla seçimlik hakkını sonradan değiştiren davacı faiz alacağı istemini de ancak asıl alacağını tahsil ettiği hazineden talep edebilir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.