Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13881 E. 2012/4627 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13881
KARAR NO : 2012/4627
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının kullandığı elektrik bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin aboneliği 11.05.1999 tarihinde devrettiğini, 24.08.2001 tarihli dilekçeyi kuruma vererek aboneliği sonlandırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının 24.08.2001 tarihli fesih dilekçesini davacı kuruma verdiği ve dilekçenin kayda girdiği, davacının dilekçeyi inceleyip sonuçlandırmadığından davalı adına kayıtlı abonelikten bir başkasının 2005 yılı sonuna kadar enerji tüketilmesine sebep olduğu, davalının sorumluluğunun 24.08.2001 tarihine kadar tahakkuk eden 7 adet faturaya ilişkin olup ek bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davalının takibe itirazının 1.561.03 TL. alacak üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağn %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasının, takip talebine itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekir. Bu sürenin hesaplanmasında İİK.nun 19.maddesi hükmü dikkate alınmalıdır. İİK.nun 67.maddesinde gösterilmiş olan bu süre hak düşürücü süredir. Somut olayda, doğrudan davalı borçlunun itiraz dilekçesi davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş ise de, davalı borçlunun itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce verilen ve borçlunun süresinde borca itiraz ettiğinin dilekçe ile beyan edildiği hususunu da içeren 02.03.2007 tarihli durma kararı davacı alacaklı vekiline 12.03.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. İtirazın iptali davasının açılma tarihi 26.05.2008’dir. Bu durumda itirazın iptali davasının dava şartlarından olan, hak düşürücü süre niteliğinde bulunan ve re’sen dikkate alınması gereken 1 yıllık sürede davanın açılmamış olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilerek işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.