YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5898
KARAR NO : 2012/14055
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılar murisi … ile müvekkili banka arasında 18.09.2006 tarihli tarımsal krediler genel ve ikraz sözleşmesi imzalanarak borçlu muris …’ye kredi kullandırıldığını, davalı borçluların murisi …’nun öldüğünü, davalıların mirası reddetmediklerini, borcun ödenmemesi üzerine davalılara Çubuk Noterliği’nin 02.04.2010 tarih ve … yevmiye nolu muacelliyet ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin davalılara 06.04.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müvekkil bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağının tahsili amacıyla yapılan takipe davalıların haksız itirazı ile takibin kısmen durduğunu belirterek, davalıların kısmi itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde; 06.04.2011 tarihinde muacelliyet ihtarnamesinin kendilerine tebliğ edildiğini ancak takibe konu sözleşmelerin bir örneğinin kendilerine tebliğ edilmediğini, Çubuk İcra müdürlüğünün 2010/1208 esas sayılı dosyasında takibe konu borca ve ferilerine miktarın belirli olmaması nedeniyle itiraz ettiklerini, murislerinin terekesinin borca batık olduğunu, TMK’nun 605/2 maddesi uyarınca hükmi red defini ileri sürdüklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalıların Çubuk İcra Müdürlüğünün 2010/1208 esas nolu dosyasında 37.500,00 TL ve fer’ilerine itiraz ettiklerini açıkça bildirdikleri ve takibin kefalete dayanması nedeniyle borcun tümüne itiraz ettiklerinin mahkemece kabul edildiği, davacı tarafından davalılar hakkında murislerinin kefillikten kaynaklanan borcu nedeniyle Çubuk İcra Müdürlüğü’nün 2010/1208 esas nolu dosyasında 39.465,58 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların murisi …’nun yapılan araştırmalarda borçlu olarak öldüğü, muris adına kayıtlı ev üzerinde 85.000,00 TL lik ipotek bulunduğu, murisin bankalardaki hesaplarında para bulunmadığı, murisin 2007 yılında ticari faaliyetinin sona erdiği, hakkında Çubuk İcra Müdürlüğü’nün 2010/1207 esas nolu dosyası ile 39.143,68 TL lik başka bir takip bulunduğu, davalıların murisin terekesinin borca batık olması sebebiyle mirası reddettiklerini beyan ettikleri, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mirasın reddi için dava açmak gerekmeyip defi olarak da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddi ile Çubuk İcra Müdürlüğü’nün 2010/1208 esas nolu dosyasındaki takibin davalılar yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece muris …’nun terekesinin borca batık olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm oluşturulmuş ise de 22.09.2007 tarihinde öldüğü anlaşılan murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin borca batık olup olmadığı konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Eksik incelemeye göre hüküm kurulması doğru olmayıp, mahkemece borca batıklık konusunda daha ayrıntılı araştırma ve inceleme yapılarak mirasın reddedilmiş sayılma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden somut olay bakımından değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.