YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/736
KARAR NO : 2013/7000
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak – itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Montana… V CO KG’ye değişik tarihlerde yapılan sözleşmeler gereğince mal sattığını, davalının faks ile bildirildiği nakliye firmasına malların teslim edilerek Almanya’daki bildirilen adrese gönderildiğini ve yine faks metninde verilen talimat gereği faturaların Almanya’daki davalı şirket adına düzenlenerek Almanya’daki adrese gönderildiğini, ancak fatura ve sözleşme konusu alacağından bakiye 8.186,00 Avro alacağın ödenmediğini ileri sürerek 8.186,00 Avro karşılığı olan 17.272,00 TL alacağın fatura tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumetin aynı unvanlı Almanya’daki asıl alıcı Alman şirketine yöneltilmesi gerektiğini, ticari ilişkinin yurt dışındaki şirket ile kurulduğunu, kendilerine karşı izafeten dava açılmasının yanlış olduğunu, zira kendilerinin Türkiye’de Alman firmasının irtibat bürosu olduğunu, tüzel kişiliği bulunmadığından irtibat bürolarına husumetin yönetilmeyeceğini, ayrıca davalı şirket Almanya da mukim olduğundan görevli mahkemenin MÖHUK’un 24. maddesi gereği Alman mahkemeleri olduğunu, satılan kumaşların bir bölümünün ayıplı çıktığını, ayıbın davacıya bildirildiğini, ayıplı mala ait 8.186,58 Avro tutarında iade faturasının tanzim edilerek davacıya gönderildiğini, bu nedenle davanın esası yönünden de reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin aynı unvanlı Alman şirketinin irtibat bürosu olduğundan Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre irtibat bürolarına karşı TTK 117/3 maddesine göre Türkiye içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı bir ticari işletme adına geçici de olsa yurt içinde işlem yapan irtibat ofislerinin hakkında acentalık hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alındığından irtibat ofisleri hakkında izafeten dava açılmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, davalı taraf ayıp savunmasını yasal hiçbir delille ispatlayamadığı, ticari defter kayıt ve belgelerini inceleme günü dahi sunmadığı, yasal sürede yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, yasal sürede düzenlenmiş bir reklamasyon faturası da sunulmadığından davalının ayıp iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının davalıya 5.472 metrelik kumaşı teslim ettiği toplam değerin 19.700,00 Avro olduğu, bu miktarın 11.514,06 Avro kısmının davalı tarafça ödendiği 8.186,00 Avro miktarın ödenmediği ve davacının bu miktar kadar alacaklı olduğu, ancak davacı bu miktar alacağın dava tarihindeki TL karşılığı olan 17.272,00 TL’nin tahsilini istediği gerekçesiyle davanın kabulü ile bu miktara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari reeskont faizin uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin 09.11.2012 tarihinde tebliğ edilen temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. Maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden ise; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.