Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1041 E. 2011/9579 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1041
KARAR NO : 2011/9579
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalının haksız olarak ele geçirip icra takibine giriştiği bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, bonoların ve takibin iptali ile tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davacının sahibi ve müdürü olduğu şirkette Haziran 2004 tarihinde göreve başladığını, şirketin mali açıdan ödeme güçlüğüne düştüğünden iş akdinden doğan alacağına karşılık, davacının şahsi senetlerini verdiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalının davacı aleyhine dava konusu bonolarla kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başladığı, bonolarda borçlunun davacı, lehdarın davalı olup, tüm senetlerde “malen” alındığı kaydının yer aldığı, ancak davalının senetlerin dava dışı şirketten olan ücret alacağına istinaden düzenlendiğini bildirmekle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının savunmasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı gibi davacıya yemin teklif etme hakkını da kullanmadığından, davanın kısmen kabulüne, davacının dava ve takip konusu bonoları nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline, şartları oluşmadığındın davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekilince (katılma yolu ile) temyiz edilmiştir.
1. Davacı vekili, davalının temyiz dilekçesine karşı düzenlendiği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçesinin HUMK’nun 433. Maddesinde öngörülen (10) günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
2. Davalı …’ın temyizine gelince; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalıdan alınmasına 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.