YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1576
KARAR NO : 2010/11274
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesi’ni davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine toplam 119.612,39 YTL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borçları bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hesabın kat tarihinde asıl alacağın 103.157,48 TL, temerrüt tarihinde ise 104.076,64 TL olarak belirlendiği, asıl alacağa temerrüt tarihinden 15.01.2009 takip tarihine kadar 9.783,20 TL temerrüt faizi ve 489.16 TL BSMV işlediğinin hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının toplam 114.509 TL’ye itirazının iptaline, 104.076,64 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranında temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde dava değerini 119.612,39 YTL olarak göstermiş, mahkeme davayı kısmen kabul ederek davalının toplam 114.509 TL’ye itirazının iptaline karar vermiştir. O halde davacı lehine kabul edilen bu miktar, davalı lehine ise reddedilen 5.103.309 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmalıdır. Mahkemece vekalet ücreti hesaplanırken davalının itirazının iptaline karar verilen toplam alacak yerine asıl alacak 104.076,64 TL üzerinden davacı, bakiye kısım 15.535.75 TL üzerinden davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Kural olarak yargılama giderleri haksız çıkan tarafa yükletilir. Davada her iki taraf da kısmen haklı (dolayısıyla kısmen haksız) çıkarsa mahkeme (harçlar dışındaki) yargılama giderlerini haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK 417/1).
Mahkemece kabul oranı olarak %87 dikkate alınmıştır. Ancak davanın kabul edilen ve reddedilen kısmı oranlandığında kabul oranının %87’den fazla olduğu görülmektedir. Mahkemece %87 oranının dikkate alınması taraflar arasındaki yargılama giderinin belirlenmesinde davacı aleyhine sonuç doğurmuştur. Davanın red ve kabul oranı doğru olarak belirlendikten sonra taraflar arasındaki yargılama giderinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine , (2) ve (3) nolu bentlerde belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına, 13.10.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.