YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14638
KARAR NO : 2013/3372
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ….. Köyü, 174 ada 4, 175 ada 1 ve 180 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 1053,96 m², 169,09 m² ve 1258,65 m² yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden ağaçlık niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacı … Yönetimi, dava konusu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1979 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi kurulu raporunda, 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı dokuzuncu bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verilerek yapılan uygulama sonucu çekişmeli taşınmazların orman tahdidi içinde kalan yerlerden oldukları anlaşıldığı gibi, dava konusu parsellerin eylemli biçimde orman oldukları da saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.