YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6228
KARAR NO : 2014/9314
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi; Budaklı Köyünde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak, dava dilekçesinde gösterilen alanların orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanların orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzel kişiliğine husumet yönelterek dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların tespit tutanakları kesinleştirilerek mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; dava konusu yerlere ilişkin daha önce dava açıldığından tesbit gören taşınmazların kadastro tespit tutanakları davalı hale getirilmiş, tespit malikleri davaya dahil edilerek, yargılama aşamasında dosya davalı adedince tefrik edildikten sonra; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Budaklı Köyü 108 ada 102 sayılı parselin tesbit gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 54 sayılı parselin davalı … adına olan kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (A) harfiyle belirtilen yeşil renkle boyalı 13551,15 m² kısmın ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 107 ada 54 parsel nolu dava konusu taşınmaz ifraz edildikten sonra geriye kalan ve fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen sarı renkle boyalı 1792,29 m² kısmın aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle (C) harfiyle gösterilen kahverengi boyalı 5276,26 m² kısmın ise, aynı ada ve parsel numarası verilmek suretiyle davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 16/11/2012 gün ve 2012/13010 E. – 12851 K. sayılı kararında özetle; “Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu Budaklı Köyü 108 ada 102 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesciline, 107 ada 54 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının orman vasfıyla Hazine, (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımlarının ise, davalı … adına tesciline yönelik hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; taşınmazın öncesini gösteren 1986 tarihinden daha önceki tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası uygulaması yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde; mahkemece, 1986 tarihinden daha eski memleket haritası ve hava fotoğrafı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa, tarihleri de saptanmak suretiyle ilgili yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Kabule göre ise; dava konusu edilen 104 ada 92 sayılı parsel hakkında herhangi bir karar verilmeyerek taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması da usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; 104 ada 92 sayılı parsele yönelik açılan davanın reddi ile dahili davalı … adına tesbit gibi tesciline, 107 ada 54 ve 108 ada 102 sayılı parsellere yönelik açılan davanın kabulü ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından 104 ada 92 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp 17/09/2008-16/10/2008 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu 104 ada 92 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10/11//2014 günü oy birliği ile karar verildi.