YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9003
KARAR NO : 2010/12876
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Ltd.Şti.arasında akdedilen satım akdi kapsamında alınacak makinelere karşılık bir takım çeklerin müvekkilince keşide edilerek bu şirkete teslim edilmiş ise de, dava dışı şirketin edimini ifa etmemesi sonucu yeniden akdedilen sözleşmeyle davaya konu çekin de aralarında yer aldığı üç adet çekin iptal edildiğini, ancak buna rağmen satıcı şirketin bedelsiz çek iade etmeyerek birlikte hareket ettiği davalıya ciro etmesi üzerine davalı yanca 18.000.-TL bedelli çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlatıldığını belirterek, çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çekde iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, çeke dair bedelsizlik iddiasının davacı yanca kanıtlandığı, buna karşılık aksine bir delilin davalı yanca ileri sürülemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibe konu alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olmuştur. TTK.nun 599.maddesi uyarınca hamilin kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanmadıkça keşidecinin lehdara karşı ileri sürebileceği def’iler hamile karşı ileri sürülemez. Ancak hamilin kötüniyetli olup olmadığı hususunun araştırılmasından önce davacının lehdara karşı dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti gerekmektedir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 03.08.2005 tarihli satış sözleşmesi başlıklı belgede davalının imzası bulunmamakta olup, anılan belge çekin keşidecisi ile lehdarı arasında düzenlenmiştir. Haricen düzenlenmiş olan bu sözleşmenin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla mahkemece bu belge ile yetinilmeyip öncelikle davacının lehdara borçlu olup olmadığı hususunda yeterince araştırma ve inceleme yapılması gerekirken bu hususların araştırılmaması doğru olmadığı gibi davalının kötüniyetli olup olmadığı yönünden dinlenen tanık ifadelerinde kötüniyeti kanıtlamaya elverişli beyanlara da rastlanılmadığından mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmesinin gerekçelerinin de karar yerinde açıklanmamış olması isabetsizdir.
Bu durumda, mahkemece, belirtilen yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek Halide iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.