Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12174 E. 2010/1249 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12174
KARAR NO : 2010/1249
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :07/10/2009
Nosu : 1182/D-iş

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin yemek imalatı ile iştigal eden borçlu şirkete ekli sevk irsaliyeleri ve faturalardan anlaşılacağı üzere süt ürünleri sattığını ve malları da teslim ettiğini belirterek toplam 9.412.74 TL alacak için ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, faturanın tek başına para borcunu gösteren belge niteliği olmadığı, her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, irsaliyelerdeki malların teslim edildiği iddiasının yargılamayı gerektirdiği belirtilerek, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda alacaklı vekilinin faturalara ve sevk irsaliyelerine istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HUMK m.288 vd.).Ayrıca İİK’nın 264’üncü maddesine göre ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, ihtiyati hacze konu her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektirebileceği dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından fatura ve sevk irsaliyelerine istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece iddianın yargılamayı gerektirdiği de belirtilerek istem reddedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar karşısında mahkemece, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için zorunlu görülen “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” koşulunun hangi hukukî ve kanuni esaslara dayandığı açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 10.2.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.